BEYTÜ’L-MAL’IN TAKSİMİ MESELESİ (4)
dedi: "İmamın bu konuşmasında kastettiği kimseler sizlersiniz, artık sizinle diğerleri arasında bir fark olmayacak." Şerhi Nehcü'l-Belağa da bu hutbe daha ayrıntılı yer almaktadır: "Ali, biatın ikinci gününde, cumartesi günü H.35, 19 Zilhicce günü minbere çıkarak şöyle buyurdu: Ey insanlar, Ben sizleri Hz. Peygamberin yoluna götürüyorum. Size neyi emredersem ona uyun. Sizi neden men edersem ondan uzak durun. (Sonra sağına ve soluna bakarak şunları ekledi): Ey insanlar! Ben dünya dostu olmuş, eşsiz mülkler ve merkeplere ve sayısız hizmetçilere sahiplenmiş insanları bu gafletten uzaklaştırmak istediğim zaman sizler Beni hor görmeyin ve demeyin ki: Ebu Tâlib oğlu bizi haklarımızdan mahrum etti. Hz. Peygamberle olan dostluğu ile kendisini diğerlerinden üstün sanan kimse bilsin ki, üstünlük bu değildir. Ancak Allah'ın ve Peygamberin nidasına cevap veren ve İslam'ı kabul eden kimse üstündür. Bu durumda tüm Müslümanlar hukuk önünde birbirleriyle eşit sayılacaklardır. Sizler Allah'ın kullarısınız. Mal, Allah'ın malıdır. Ve sizler arasında eşit şekilde dağıtılacaktır. Kimsenin kimseden bir üstünlüğü yoktur. Beytü'l-Mal'ın taksiminde Arap ve Acem bir tutulacaktır."1305 1305 Şerh-i Nehcü'l-Belağa, c. 7, s. 37
