BAZI PEYGAMBERLER İLE HZ. HÜSEYİN (A.S)’IN HÂLLERİNİN BENZERLİKLERİ: (2)
lerinde her tarafı gezip dolaştı ve Kerbela ülkesine de ulaştı. Kerbela ülkesinde Cayiriyye denen yere geldiği zaman orada şaşırıp kaldı, durdu ve hareket edemez oldu . Hz. Nuh (a.s.) bu hâli görünce hayrete düştü. Nida geldi ve, "Ey Nuh! Burası o yerdir ki, "Benim Ehl-i Beyt'imin hâli, Nuh'un gemisinin haline benzer" sözü gereğince Ehl-i Beyt kan deryasına gömülürler. Ehl-i Beyt'in ileri gelenlerinin çoğunu, burası hayran edecektir" dendi. Hakikaten de biraz düşünürsek, bu söz Ehl-i Beyt'in hâline pek de uygundur. Hadis-i sahihin gereğince Nuh'un gemisi Ehl-i Beyt-i risalettir. Zira bunlar da nefsanî isteklerine uymuş bulunan inatçıların ve haksızlık edenlerin musibetlerinin ve haksızlıklarının dalgalı denizlerinde fırtınaya yakalanmış, Kerbela çölünün tufanına düşmüşlerdi. Her kim Ehl-i Beyt'e sığındı ise, masiyet belasından kurtuldu. Ehl-i Beyt'ten uzak kalan ise, helak oldu. Rivayet edildiğine göre, Hz. Hüseyin (a.s.) Medine'den Kûfe'ye doğru yola çıktığı zaman yedi yaşında bir kızı vardı. Bu kız yolculuğa tahammül edemez diye Hz. Ümmü Seleme'nin yanında kalmış bulunuyordu. Kerbela Vakası'nda Hazreti Seyyidü'ş-Şüheda şehit edilince, siyah kanatlı bir karga gelerek Kerbela'da kanatlarını kanla boyadı ve uçarak Medine'nin yolunu tuttu. Ümmü Seleme'nin evinin duvarına konup orada kan ağlamaya başladı. Bu ufak masume kız karganın bu vaziyetini görüp, Hazreti Hüseyin (a.s.)'ın şehit edildiğini firasetle keşfetti, feryad-ı figâna başladı. Hazreti Ümmü Seleme, "Ey masume kız, sana ne oldu, ne diye ağlıyorsun?" dedi. Kızcağız cevabında, "Ey muhterem hatun! Karga Nuh'un gemisinden haber veren bir kuştur. İhtimal bugün Ehl-i Beytin gemisi, dünyanın kasırgalı ve dalgalı denizinden kurtulmuştur. Onlar bu tehlikeli dünya vartasından kurtulup ilahî yakınlığa yol bulmuşlardır. İşte bu karga da oradan gelip, onlardan haber veriyor" dedi." (s. 34-35)
