AYAKLANMANIN ARDINDAN KÛFE (2)
Abdurrahman, Muhtar'ın yanına gitmek üzere kalktı. Zaide bin Kudame, "O eman verdiğin takdirde senin yanına gelir" dedi. Amr b. Hureys, "Ona benden eman verilmiştir. Onun emir İbn-i Ziyad'a karşı bir hareketi varsa, lehinde en güzel şekilde şehadet ederim!" Zaide b. Kudame, "Bununla beraber, inşallah hayırdan başka bir şey olmaz" dedi. Abdurrahman'la Zaide birlikte Muhtar'ın yanına vardılar. Ona Hani b. Ebi Hayye'nin ve Amr b. Hureys'in söylediklerini anlattılar. Kendi başına bir iş tutmaya kalkışmaması için and verdiler. Bunun üzerine Muhtar, İbn-i Hureys'in yanına vardı. Selam verdi, sabaha kadar onun sancağı altında oturdu. Halk, Muhtar'ın işini ve yaptığını konuşuyordu. Umare b. Ukbe, gidip İbn-i Ziyad'a söylemişti. Güneş yükselince İbn-i Ziyad'ın kapısı açıldı, içeri girmeleri için halka izin verildi. Muhtar da içeri girenler arasında idi. İbn Ziyad, Muhtar'ı yanına çağırdı, "Sen Müslim b. Akil'e yardım için gelen cemaat içinde misin?" dedi. Muhtar, "Ben böyle bir şey yapmış değilim. Fakat, gelip, Amr b. Hureys'in sancağı altına indim ve onunla birlikte geceledim ve sabaha çıktım" dedi. Amr b. Hureys, "Doğru söylüyor o. Allah sana iyilikler versin" dedi. İbn-i Ziyad, Muhtar'ın önüne geldi. Elindeki değneği kaldırıp Muhtar'ın yüzüne çarptı. Gözkapaklarını yukarı sıçrattı. "Eğer senin hakkında Amr b. Hureys'in lehte şehadeti olmasaydı, boynunu vururdum! Götürün onu zindana" dedi. Muhtar zindana götürülüp orada hapsedildi. Hz. Hüseyin'in şehadetine kadar orada kaldı. Abdullah b. Ömer'in Yezid'e yazdığı mektup üzerine zindandan çıkarıldı." 449 449 Taberî, Tarih, c. 7, s. 58-59
