AŞURA GÜNÜ’NDE YAPILAN BEDDUA (3)
Ve yine Aşura günü İmam (a.s.)'ın ashabının Fırat nehrinin suyundan mahrum olmasına uğraşan Abdullah bin Hasin-i Azudî, İmam Hüseyin (a.s.)'ın bedduasına mâruz kalmıştır. İmam (a.s.), "Allah'ım! Onu susuzluk ateşi ile öldür ve ebedî olarak affetme" buyurmuştur . Bu kişi, Aşura faciasının ardından içebildiği kadar su içiyor ama susuzluğunu gideremiyordu ve sonunda bu yüzden helakete uğradı. 544 İmam (a.s.) ile münakaşa eden iki kişi hakkındaki beddua gözler önünde yerine gelmişti. Ancak bu manzaraları seyreden Ömer b. Sa'd hâlen savaşmakta ısrarlı idi. Onun bu ısrarcı tavrı karşısında en sonunda İmam Hüseyin (a.s.), Ömer b. Sa'd'a şöyle dedi: "Ey Ömer! Beni öldürürsen, şu soysuzun oğlunun seni Rey ve Cürcan eyaletlerinin valisi mi yapacağını sanıyorsun? Allah'a yemin ederim ki, bununla sevinemeyeceksin. Bu karara bağlanmış bir sözdür. Şimdi ne yapacaksan yap! Çünkü benden sonra dünyada ve ahirette mutluluk yüzü göremeyeceksin. Kûfe'deki bir sazlıkta çocukların, kesilmiş başınla oynadıklarını, tekmelemek için yarıştıklarını görür gibiyim." İbn-i Sa'd öfkelenerek yüzünü İmam (a.s.)'dan çevirdi. 545 Savaş başlamadan evvel, Kûfeli bir komutan olan Amr bin Haccac, emrinde bulunan askerleri İmam (a.s.)'a karşı savaşmaya teşvik etmek için şöyle bağırıyordu: "Ey insanlar! Dinden çıkan ve (Müslümanların) cemaatinden ayrılan kimseye karşı savaşın." İmam (a.s.), bu sözleri duyduğunda şöyle buyurdu: "Ey Amr! Yazıklar olsun sana! Halkı bunlar Allah'ın dininden çıkmıştır bahanesi ile bizim aleyhimize ve bize karşı savaşmaya teşvik mi ediyorsun? Acaba evinde vahiy nâzil olan, cihad ve istikameti ile İslam 544 Ensab'ül Eşraf, c. 3, s. 181 545 Maktelu'l Hüseyin, Mukarrem, s. 289
