TAİF’DE HZ. ALİ


Miladi 620 yılı Resulüllah için ard arda kayıpların yaşandığı bir yıl oldu. Oğulları Kasım ve Abdullah'ın vefatının ardından, amcası Ebu Tâlib ve hanımı Hatice'yi kaybeden Resulüllah, adeta ikinci kez öksüz ve yetim kaldı. Bu sebeple bu yıla Hüzün Yılı adı verilmiştir. Ebu Tâlib'in ölümünden sonra Kureyş, Resulüllah'a baskı ve zulümlerini iyice arttırdı. Mekke'de Kureyş'in saygı duyduğu, çekindiği kimse kalmamıştı. Peygamberimiz bu gerçeği dile getirerek şöyle buyurmuştur: "Ebu Tâlib, ölünceye kadar Kureyş Bana saldırmaktan çekinirdi."764 Kureyş'in baskı ve zulümlerinin iyice arttırması üzerine civardaki kabilelerle temasa geçen Allah Resulü ilk Taif'e giderek işe başladı. Ancak Taifliler O'nun çağrısına olumlu cevap vermedikleri gibi çocuk ve köleleri kışkırtarak Peygamberimizi taşladılar. Zeyd b. Hârise ile Hz. Ali kendilerini atılan taşlara siper ederek Peygamberimizi korudular. İkisi de çeşitli yerlerinden yaralanmışlardı. Buna rağmen Hz. Peygamber'e taşlar isabet etti ve ayaklarından kanlar akıyordu.765 764 A'yanu'ş-Şia, c. 1, s. 235; Es-Siretü'n-Nebeviyye, İbn […]
Scroll to top