KADIN HAKLARI (2)
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir mübarek sözlerinde, "Cennet, annelerin ayakları altındadır" buyurarak kadının ulvî yerini tarif etmiştir. Gerçek şu ki; kadına İslam'ın tanıdığı mevki ve şerefi, hiçbir beşerî din, telakki veya sistem verememiştir. Kadına hak tanıyoruz diye kadın-erkek eşitliğini savunanlar; aslında kadını fıtrî görevinden kopararak onu cemiyette şerefi ihlal edilen zavallı bir mahlûk durumuna düşürmektedirler. Kadınla erkek ne psikolojik, ne de biyolojik olarak eşittirler. Vazifeleri de farklı farklıdır. Açıkça bilinen bu gerçeklerin hilâfına düşünceler, ilmî mesnetten mahrum, vakıaya ters olan hissî iddialardır. Aslında kadını köleleştiren, onu bir eğlence vasıtası haline getiren bu anlayış, tam bir sömürü ve istismara da sebep olmaktadır. Bugün dünyanın durumu, bu açıdan içler acısıdır. Kadınla erkeğin, yaratılışa uygun olarak, görevleri farklı farklıdır. Her biri kendilerine tanınan görevler ve haklar doğrultusunda hayatlarını ikame etmelidirler.
