KORUNMASI GEREKEN BEŞ MUKADDES VARLIK (10)


"Her âdemoğlunun zinadan nasibi vardır. Gözler zina eder; zinaları bakmalarıdır. Eller zina eder; zinaları ellemektir. Ayaklar zina eder; zinası yürümektir. Ağız zina eder; onun da zinası öpmektir. Kalb ise ya kasd eder veya temenni. Ferc de ya tasdik veya tekzib eder." 226 Namusunun korunması hususunda Resulûllah'ın bakış üzerinde ehemmiyetle durduğunu müşahede ediyoruz. O, şöyle buyurur: "Bakış, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Kim Allah korkusundan dolayı namahreme bakmazsa, Allah-u Teâlâ ona kalbinde zevkine varacağı bir iman nasip eder." Mü'minlerin annesi, Resul-i Ekrem'in muhterem zevcesi Ümmü Seleme anlatıyor: "Bir gün gözleri âmâ olan Ümmü Mektum, Resul-i Ekrem'in huzuruna girmek için müsaade istedi. Ben ve diğer zevcesi Meymune orada bulunuyorduk. Resul-i Ekrem bize, `Çekilin ve saklanın' buyurdu. Biz de, `Bu adamın iki gözü de görmez, niçin çekilelim?' dediğimizde, Resul-i Ekrem (s.a.v.), `O görmüyorsa siz de görmüyor değilsiniz ya!' buyurdu." 227 Yine Resul-i Ekrem'in şu mübarek hadisi, namusun korunması hususunda ibretli ve önemli bir belgedir: "Âşık olup, iffetinden dolayı bunu gizleyerek akabinde ölen kimse şehiddir." 228 Namusun korunması, emniyet ve selamet altına alınması hususunda kalıcı tedbirlerden biri de nikâhtır. Nikâh, erkekle kadının birbirlerinin namuslarını Allah adına helal edinmeleridir. İnsan fıtratına uygun olan nikâhtır. Nefis öldürülemez, ancak gemlenebilir. Şehvetin meşruiyet içinde teskin edilmesinin yolu helal nikâh yoludur. Helâl evlilik, kalbin huzur ve sükûnu için ve kalbin Allah'a ibadete müsait bir hale gelmesi için zaruri ve kalıcı yoldur. 226 Buharî ve Müslim 227 İbn Mâce, Nesaî, Tirmizî 228 Hâkim