TEMEL TESPİTLER (4)


volsun, yaşayan da apaçık belgeden ötürü yaşasın' diye olacak işi yaptı." 168 "Eğer yerlerde ve göklerde Allah'tan başka ilâh olsaydı yer ve gökler fesada uğrardı." 169 Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in Vedâ Hutbesi'nin girişinde Allah-u Teâlâ'nın birliğini ve nübüvveti vurgulaması çok büyük bir tespittir. Zira, Vedâ Hutbesi'nin diğer muhtevası temel üzerine oturtulacaktır. Cenâb-ı Hakk'ın varlığı ve birliğinin, en yüce hakikat olarak bütün ilimlerin ve hakikatlerin esasını oluşturduğuna şahidler, belgeler, deliller pek çoktur. Aşağıdaki âyet-i kerime de bu hususun bir örneğini teşkil eder: "Allah, melekleri ve adaleti yerine getiren ilim sahipleri O'ndan başka tanrı olmadığına şahidlik etmişleridir. O'ndan başka tanrı yoktur. O, güçlüdür, Hakîm'dir." 170 Sebeb-i Nüzul'de beyan edildiğine göre; bu âyet-i kerime iki Nasârâ bilgininin Hz. Resul'e, "Allah'ın Kitabı'na en büyük şehadet nedir?" diye soru sorması üzerine nâzil olmuştur. Dolayısıyla; bu âyet-i kerime ulûhiyet, vahdâniyet konusunda en büyük şehadeti bildirmektedir. "Şüphesiz en büyük şehadet de büyükler büyüğü, ortağı ve benzeri olmayan Allah'ın Kendisine Kendi şehadetidir. Cenâb-ı Hak, enfüsî ve afakî delillerle varlıkları akıllara durgunluk veren sayısız yaratıkları, milyonlarca küreleri, yerde mevcut bulunan ve her biri birer bedia olan canlı ve cansız vücudun gerek cismanî ve gerek ruhî yaratılışındaki sayısız mucizeleri, varlığına ve birliğine delil kıldı." 171 168 Enfal, 42 169 Enbiyâ, 22 170 Âl-i İmran, 18 171 H. Tahsin Emiroğlu, Esbâb-ı Nüzûl, c. 2, s. 26