VEDÂ HACCI’NDAN SONRA TÜREYEN YALANCI PEYGAMBERLER


Vedâ Haccı'ndan sonra herkes memleketine dönmüş, aldıkları talimatı halka anlatmışlardı. Son dinin ışıkları bütün Arabistan Yarımadası'nı aydınlatmıştı. Âlemlere rahmet Hz. Muhammed'in (s.a.v.) parlak muvaffakiyetini görünce, Araplardan bazıları, aynı şeyi yapmaya kalkıştılar. Neticede, birkaç yalancı peygamber türedi. Medine'den uzakta bulunan bazı kabilelerden, irtidat edip bunlara uyanlar dahi oldu. Yemenliler, Medine'nin hâkimiyetine ısınamamışlardı. İslamiyet kalplerinde henüz kökleşmemişti. İslamiyet güneşi Hicaz'da doğduğu için Yemenliler asabiyet güdüyordu. Bu sebeple içlerinden çıkan yalancı peygamberlere birçoğu uymuşlardır. Bu yalancı peygamberlerin başında Müseylimetü'l-Kezzap gelir. Müseylime yalancı peygamberliği, yükselmek için bir basamak yapmak istiyordu. Yemame'den ve Ben-i Hanif'ten idi. Ben-i Hanif heyetiyle Medine'ye gelip Müslüman olanlardan idi. Kabilesi arasına dönünce, aslı faslı olmayan bir davaya kalkıştı. "Ben de Muhammed