GADR-İ HUM VE HUTBESİ (21)


"Abdullah bize babasından, o da Affân'dan, o da Hammâd b. Seleme'den, o da Ali b. Zeyd'den, o da Adiy b. Sâbit'ten, o da Berâ b. Âzib'den şöyle nakletmiştir: Biz, bir yolculukta Resulûllah (s.a.v.) ile birlikteydik. Gadr-i Hûm denen yerde konakladık. Hepimizin toplanması için çağrı yapıldı. İki ağacın altı, Allah Resulü için temizlendi. Allah Resulü (s.a.v.) öğle namazını kıldıktan sonra Ali'nin elini tuttu ve şöyle buyurdu: "Acaba Benim her mü'minin kendi nefsinden daha evlâ olduğumu (üzerinde velâyet ve tasarruf hakkına sahip olduğumu) bilmiyor musunuz?" (Müslümanlar), "Evet biliyoruz" dediler. Bunun üzerine, Ali'nin elini tuttuğu hâlde şöyle buyurdu: "Ben kimin mevlâsı isem, Ali onun mevlâsıdır. Allah'ım, onu seveni sev, ona düşman olana düşman ol." Sonra Ömer (b. Hattâb), Ali'nin karşısına geçip ona şöyle dedi: "Ne mutlu sana ey Ebû Tâlib'in oğlu, her mü'min erkeğin ve her mü'mine kadının mevlâsı oldun!" 148 Hadis ve tarih ehlinin hemen hepsinin ittifakıyla, Allah Resulü (s.a.v.) Gadr-i Hum günü okuduğu hutbede şu cümleleri buyurmuştur: "Ben kimin mevlâsı isem, Ali de onun mevlâsıdır." Bunun üzerine Ömer, Hz. Ali'ye (a.s) hitaben şöyle dedi: "Ne mutlu sana ey Ebe'l-Hasan. Şüphesiz benim ve her erkek ve kadın mü'minin mevlâsı oldun." 149 Resulûllah (s.a.v.), "Ben kimin mevlâsı isem, Ali de onun mevlâsıdır; Allah'ım, onu seveni sev ona düşman olana düşman ol." 148 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A. Rıza Sabirî, s. 201; Müsned-i Ahmed, c. 4, s. 281. Bu hadis Müsned-i Ahmed b. Hanbel'de takriben onbeş yerde ve bazı yerde birkaç senetle nakledilmiştir. Hadisin değişik kaynaklarını görmek için Allame Emînî'nin el-Gadîr kitabına müracaat edin, c. 1, s. 267 149 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A. Rıza Sabirî, s. 202; İhkâku'l-Hak, c. 6, s. 278; elMüsterşed, s. 468; el-Gadîr, c. 5, s. 363; Menâkib-u Ali b. Ebî Tâlib, s. 23; Zehâirü'l-Ukbâ, s. 67