GADR-İ HUM VE HUTBESİ (20)
Râvî diyor ki, Allah Resulü (s.a.v.) daha sonra Ali'nin pazısına vurdu ve onu ayağa kaldırdı. Daha sonra da onları bırakıp kollarını tuttu ve şöyle buyurdu: "Allah ve Resulü kimin mevlâsı ise, bu (Ali) da onun mevlâsıdır; Allah'ım, onu seveni sev ve ona düşman olanın düşmanı ol! Allah'ım, insanlardan kim onu severse, Sen de onun sevgilisi ol ve kim ona buğzederse, Sen de ona buğzet." 145 Yine şöyle rivâyet edilmiştir: "... Namaza toplanın" diye seslendi. Herkes toplandığında, Allah Resulü (s.a.v.), yanında Ali de (a.s.) bulunduğu hâlde dışarıya çıktı ve şöyle hitap etti: "Ey insanlar, Beni her kadın ve erkek mü'minin mevlâsı bilmiyor musunuz? "Evet, biliyoruz" dediklerinde şöyle devam etti: "Ben kimin mevlâsı isem, Ali de onun mevlâsıdır; Allah'ım, onu seveni sev ve ona düşman olana düşman ol, ona yardım edene yardım et ve onu yalnız bırakanı yalnız bırak; ona destek ol; ona buğzedene buğzet ve ona muhabbet besleyene muhabbet göster." 146 Sa'd'dan şöyle nakledilmiştir: "Mekke yolunda Resulûllah (s.a.v.) ile birlikte idik. Gadr-i Hum denen yere ulaştığında, insanların durmasını emretti. Sonra ileri gidenleri geri getirtti ve geri kalanlar da yanına ulaştılar. Herkes yanına toplandığında, onlara şöyle hitap etti: "Ey insanlar, sizin veliniz kimdir?" Üç defa, "Allah ve Resulü'dür" dediler. Ardından, Ali'nin elinden tutup ayağa kaldırdı ve şöyle buyurdu: "Kimin velisi, Allah ve Resulü ise, bu (Ali) da onun velisidir; Allah'ım, onu seveni sev ve ona düşman olana düşman ol." 147 İmâm Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde şöyle nakledilmektedir: 145 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A. Rıza Sabirî, s. 200; İhkâku'l-Hak, c. 6, s. 270 146 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A. Rıza Sabirî, s. 200, el-Müsterşed, s. 470 147 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A. Rıza Sabirî, s. 201; İhkâku'l-Hak, c. 6, s. 372
