VEDÂ HUTBESİ (2)


Müslümanın kardeşidir. Bütün mü'minler kardeştir. Bir kimseye kardeşinin malı helal olmaz; meğer ki gönül rızasıyla vermiş ola. Kendinize zulmetmeyin. Kölelere gelince; onlara kendi yediklerinizden yedirin ve giydiklerinizden giydirin. Affedemeyeceğiniz bir hatayı işlerlerse, onlardan ayrılın. Onlar da, Allah'ın kullarıdır ve kötü muameleye layık değildirler. Cahiliyet âdetlerini ayağımın altına alıp çiğniyorum. Bütün kan gütme davaları tamamıyla kaldırılmıştır. Bunlar, yalan ve uydurma şeylerdir. Ortadan kaldırılan ilk kan davası, Abdulmuttaliboğullarından Haris'in kan davasıdır. Her türlü riba (faizcilik) kaldırılmıştır. Allah, "Riba yoktur" diyor. Ortadan kaldırdığım ilk riba amcam Abdulmuttalib oğlu Abbas'ın ribasıdır. Sermayeleriniz yine sizindir. Ne zulmediniz, ne de zulüm görünüz. Borçlular, alacaklılara ancak aldıkları parayı iade edecektir. Ey halk! Sizin, kadınlarınız üzerinde birtakım haklarınız vardır. Onlar, sizin haklarınıza riayet etmelidirler. Onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Onlara karşı iyi davranınız. Eşlerinize şefkatle muamele ediniz. Siz, onları Allah'ın ahdi ile aldınız. Onlar, size Allah'ın ahdiyle helal olmuştur. Ey nâs! Sizin, kadınlarınız ve mallarınız Allah'ınıza kavuşacağınız zamana kadar; bugün nasıl mukaddes bir günse, bu aylarınız nasıl mukaddes aylarsa ve bu belde nasıl kutlu bir belde ise, öylece mukaddestir. Her birinizin kanı ve malı, ötekine haramdır. Kıyamet gününde Allah'ın huzuruna çıkacaksınız. O da, size, yaptıklarınızı bir bir soracak ve ona göre mükâfaat ve mücazât verecektir. Sakın, bundan sonra kâfirler gibi hasım olup birbirinizin boynunu vurmayınız. Nezdinde bir emanet bulunan kimse, bu emaneti, kime ait ise ona vermelidir.