MADDİ GÜCÜ ZAYIF NİCE AZ TOPLULUKLARIN, MADDETEN KUVVETLİ NİCE ÇOK TOPLULUKLARA GALİP GELMESİNİN SEBEP VE HİKMETLERİ
Tarih, inanan ve inanmayan insan topluluklarının varlığı yanında, hak ve bâtıl güçlerin pek çok çatışmalarına sahne olmuştur. Bu çatışmaların maddî ve manevî olmak üzere iki boyutu mevcuttur. Savaşlarda maddî güç dengesi söz konusu olduğunda hiç şüphesiz ki, fizik konuları geçerlidir. Buna göre, kuvvetli olan zayıfı mağlup eder. Kuvvetlinin galip gelme şansı, maddî güç olarak zayıf olan tarafla olan farkı ile doğru orantılıdır. Nitekim fizikte, `çatışan iki zıt kuvvetin bileşkesi, kuvvetler arasındaki farka eşittir' diye tarif edilmektedir. Tarih boyunca hak ve bâtıl güçlerin çatışmalarına baktığımızda; söz konuş fizikî kanunların geçerli olmadığını; bütün maddî güç dengesizliğine rağmen, inanmış az bir topluluğun bâtıl üzere harp eden sayıca ve maddî güç olarak kuvvetli topluluklara galip geldiğini görüyoruz. Tarihte bunun pek çok örnekleri mevcuttur. Tâlud'un, inanmış az bir kuvvetle Câlut'u yenmesi; Bedir'de 300
