TEBÜK BİR SAVAŞ DEĞİL, İMTİHANDI (2)
mıştır. Hatta ehl-i küfrü bazı toplantılarında suçüstü yakalatmıştır. Günümüzde istihbaratın önemi daha da artmıştır. "Muhaberesiz muharebe olmaz" sözü bu gerçeğin ifadesidir. Günümüzde istihbarat örgütleri, dünyayı bir ağ gibi örmüştür. Ve bu örgütler genellikle Müslümanları kontrol altına alabilmek için seferber edilmektedir. İşte mü'min buna göre tedbirini almalı, `istihbarata karşı koyma' denilen görevini yerine getirmelidir; daha mükemmel istihbarat ağı kurarak şer güçlerin hile ve desiselerini geçersiz kılmak mecburiyetindedir. Kaldı ki, haberleri sağlam kaynaktan alabilmek, fâsıkların haberine itibar etmemek için de bu şarttır. Veda Haccı'ndan önce yapılmış olan Tebük Seferi, savaşsız ve kansız sona ermesine rağmen, askerî ve siyasî bakımdan büyük önem taşımaktadır. Burada Hakk'a hizmette askerî ve ekonomik güç yanında, siyasî gücün de ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Sefere çıkmadan hemen umumî seferberlik ilan edildi, askerî hazırlıklar açıktan yapılmaya başlandı. Daha evvelki harpler büyük bir gizlilik içerisinde planlanırken Tebük Seferi'nin açıktan planlanması, bu seferin caydırıcılığı esas aldığını göstermektedir. Seferberlik mantığı ile birlikte gönüllerin toplanması, harbe istemeyerek, zorlanarak değil, fakat samimi bir niyet ve gönül rızası ile gitmenin esas olduğunu gösterir. Nitekim, bu yolla kısa zamanda 30 bin kişilik büyük bir askerî güç toplanmıştır. Bu güçle açıktan Bizans'a meydan okunacaktı. Tebük Seferi, mal ile cihadın önemini de ortaya koymuştur. Malla cihad çağrısına uymak için Hz. Ebubekir malının tamamını, Hz. Ömer malının yarısını, Hz. Osman da 300 deve ve bin altın vererek Allah yolunda fedakârlıkta Müslümanların öncüleri olmuşlardır. Bu fedakârlıkta adeta Müslümanlar birbirleriyle yarışıyorlardı. Kadınlar bile, mücevherlerini ortaya koyarak iştirak ediyorlardı. Tebük Seferi'nin cereyan ettiği ortamda birtakım nâmüsait şart-
