VE BİR YARIŞ Kİ!
Hz. Ömer, sadaka vermede ve hayır işlerinde kendisini her zaman geçen Hz. Ebubekir'i kastederek, "Ben de, bugün onu geçerim" demiş ve servetinin yarısını Peygamberimize getirmişti. Resulûllah, "Ev halkına ne bıraktın?" diye sorduğunda, "Bunun yarısını" cevabını verdi. Bağışladığı, 4 bin dirhem gümüştü. Hz. Ebubekir ise servetinin tamamını getirdi. Onun da getirdiği, 4 bin dirhem gümüştü. Resulûllah kendisine, ailesi için ne bıraktığını sorduğunda, "Allah ve Resulü'nü bıraktım" cevabını vermişti. Hz. Ömer der ki; "Ben anladım ki, hiçbir şeyde Ebubekir'i geçemeyeceğim." Müslümanlar birer-ikişer mallarını bağışlamaya devam ettiler. Resulûllah, "Kim, bugün sadaka verirse, sadakası kıyamet günü onun lehinde şehadette bulunacaktır" buyuruyordu. "Varlık, istenildiğinde verilebilirse değer kazanır" gerçeği o gün yaşandı; herkes seferber olmuştu. Ensar'dan Ebu Akil, en çok ihtiyaç olduğu bir sırada Peygamberimize bir sa' (4 avuç dolusu alan ölçek) hurma getirdi. "Ya Resu-
