HUNEYN BOZGUNUNUN ASIL SEBEBİ (11)


Müslüman kadınlardan biri şu beyti söylemiştir: "Ey Allah süvarisi; sen Lât'ın süvarisini yendin! Sebat ve zafer, Hakk'ı savunanın hakkıdır." Hakk'a hizmet faaliyetlerinin tümü demek olan cihad yolunda kadınların payı büyük olup asla küçümsenemez; İlahî taksimat ve görev bölümü dışında da sınırlandırılamaz. Huneyn'de, İlahî yardımların tezahürleri olarak mucizeler de yaşandı. Sevgili Peygamberimizin, yerden bir avuç toprak alıp Hevazin kabilesi üzerine atıvermesi; böylece, Hevazin müşriklerinin hepsinin gözünün toprakla dolması, büyük bir mucizedir. Yaralanan Halid b. Velid'in yarasının iyileştirilmesi de öyle... Bu tip İlahî yardımlar, peygamberlere mucize şeklinde, ehlullaha keramet hâlinde ve her mü'mine de çeşitli seviyelerde mutlaka gelir. Yeter ki, samimiyetle Hakk'a iltica edilebilsin. İslamî cihad ve fetihler, Hakk'a bağlılık, haklılık ve adaleti esas aldığı; gönüller önündeki engelleri kaldırmayı gaye edindiğinden dolayı, bir ölçü üzerine cereyan eder. Nitekim, Huneyn'de Peygamberimiz (s.a.v.); kadınlara, çocuklara ve esirlere dokunulmamasını emir ve tenbih buyurmuştur. Ve Müslümanlar; fethettikleri yerlerde öyle bir sistem oturtur, âdil bir ölçü yerleştirir ki; kimsenin malına, canına ve namusuna haksız yere dokunulmaz. Bu ölçü ve incelik, hayat bahşeder. Bu güzellikte vicdanlara taht kurma mahareti ve sanatı yalnız İslam'da ve Müslümanlarda vardır. Ne büyük, ne haklı dava ki; can pazarı bir savaşta bile, ölçü ve adalet sınırlarını taşmıyor! Tarih boyunca bütün İslamî fetihlerde de durum aynı şekildedir. Günümüzde ve tarihte gerçekleşen işgallere gelince, heyhat! Zerre misali insaf, izan, idrak ve vicdan bulmak mümkün değildir. Bosna-Hersek, Irak, Libya, Afganistan, Karabağ, Keşmir felâketleri, Filistin zulmü; daha nice sıcak-soğuk savaşlar, tarifi imkânsız