HUNEYN BOZGUNUNUN ASIL SEBEBİ (2)
Huneyn'in sebebi; bir kez daha, İslam'daki savaşın mantığındaki haklılığın bir örneğini teşkil eder. Allah Resulü, daha Medine'den yeni hareket etmişti ki, Hevazin ve Ben-i Sakif kabilelerinin düşmanca hareketleri ve savaş hazırlıkları başlamıştı. Allah'ın hesabını düşünmek ve idrak etmekten uzak ve şuursuz olan bu topluluklar, kendi mantıklarınca Müslümanları ansızın hazırlıksız yakalayıp imha edeceklerdi. Bu kötü niyet ve tehlikeli girişimleri, söz konusu bu kabilelerin üzerine cihadı meşru kılmıştır. Gelişmeleri sıhhatli bir istihbaratla zamanında öğrenen Allah Resulü, hemen tedbire başvurarak hazırlık ve hareketlerini buna göre tanzim etmiştir. Ve tedbir olarak Abdullah b. Ebi Hadred, düşman hakkında bilgi toplamakla görevlendirilmiştir. Bu zât, düşmanın ordugâhına kadar sokulmak sûretiyle pek çok bilgi ve su-i niyeti tespit edebilmiştir. Bu olay "muhaberesiz muharebe olmaz" hakikatinin müşahhas bir tescilidir. Demek; mü'minler uyanık olup, düşmanlarının, haklarındaki düşünce ve planlarını öğrenmek için istihbarata büyük önem vermek zorundadırlar. Hususiyle, fitne fesadın kol gezdiği, buna mukabil haberleşme imkânlarının da çok yaygınlaştığı günümüzde buna hayatî derecede ihtiyaç vardır. Peygamberimizin (s.a.v.), daha Mekke'de iken silah ve zırh temin etmek sûretiyle hazırlık yapması düşmana karşı güç hazırlamanın ve askerlik sanatını öğrenmenin önemini ispat eder. Diğer taraftan, İslam'da asıl olan sulhtur, savaş bile sulh önündeki engelleri kaldırmak içindir. Mekke, kansız teslim alınıyor; İslam'ın yıllarca azılı düşmanlığını yapanlar affediliyor ve fakat bu büyük gönül ordusu, hakkı boğmak isteyenlerin hak ettikleri dersi vermek için azimli bir hazırlıkla şiddetli bir savaşa hazırlanıyor. Bu gerçek, İslam'ın insanlara ve olaylara bakışını gösterir. Ve de, hakkı ikame etmekteki kararlılığını... Hevazin kabilesinin, dar bir vadinin stratejik yerlerini tutmaları, hazırlıkları önceden bitirip Müslümanlar üzerine ansızın saldırmaları, savaşlarda zâhirî ve fizikî şartların önemini vurgular. Askerlik-
