FETİH HUTBELERİ (4)
Ben ödeyeceğim. Şu bulunduğum yerdeki andan sonra kim öldürülürse, öldürülenin ailesi için iki şeyden birini seçmek vardır: Ya öldürenin kısas olarak öldürülmesini, ya da öldürülenin diyetini, kan bedelini ister. 86 Hiç şüphesiz; insanların Allah'a karşı en saygısızı, en taşkını Allah'ın hareminde adam öldüren yahut kendi katilinden başkasını öldüren, ya da cahiliyet öcünü almak için adam öldürendir. O sırada, adamın birisi ayağa kalktı, `Filan, benim oğlumdur. Cahiliye çağında onun anasıyla yatıp kalkmıştım' dedi. Peygamberimiz hutbesine şöyle devam etti: "İslamiyet'te insanın babasından veya baba tarafından akrabasından başkasına intisap etmesi diye bir şey yoktur. Cahiliye çağının kötü işleri silinip gitmiştir. Doğan çocuk döşek sahibine aittir. Zâniye ise esleb vardır. 87 `Esleb nedir?' diye sordular. Peygamberimiz: `Mahrumluk demektir' buyurdular. Hutbelerine şöyle devam ettiler: `İddiasını ispatlamak için delil getirmek davacıya, yemin de inkâr edene düşer. Ey insanlar! Her andlaşma cahiliye çağında yapılırdı. Cahiliye çağında yapılmış andlaşmalara riayet ediniz. İslamiyet, ona kuvvetten başka bir şey eklemez. İslamiyet'te ne cahiliye andlaşması vardır, ne de fetihten sonra hicret. 88 Fakat cihad ve cihada niyet vardır. Seferber edilmek istendiğiniz vakit hemen seferber olunuz. İslamiyet'e, cahiliye andlaşması icad ve ihdas etmeyiniz. Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Bütün Müslümanlar kardeştirler. Müslümanlar, kendilerinden olmayanlara karşı bir eldirler. Elbirliği ile topluca hareket ederler. Müslümanların kanları birbirine eşittir. Zimmetlerini onların en hafifleri, en uzaktakileri bile yerine getirmeye gayret ederler. İyi biliniz ki, ne bir kâfir için mü'min ve Müslüman öldürülür, ne de onlardan teahhüd sahibi olanlar, teahhüdlerinden dolayı harbi olan kâfirler için öldürürler. Kâfirin diyeti 86 İbn-i İshak, İbn-i Hişâm, Sîre, c. 4, s. 58 87 Vakıdî-Megazî, c. 2, s. 836 88 Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 2, s. 215
