`ÜSTÜNLÜK ANCAK TAKVADADIR’


Kureyş'in ileri gelen kollarından biri olan Ben-i Mahzunlardan soylu bir kadın hırsızlık yapmıştı. Kadının ailesi, elinin kesilmesi korkusuyla Usame b. Zeyd'e gelerek şefaatçi olmasını istemişlerdi. Usame b. Zeyd de, durumu Peygamberimize açıkladı ve kadının affedilmesi ricasında bulundu. Peygamberimiz, "Allah'ın cezalarından bir cezanın affı için mi benimle konuşuyorsun?" buyurdu. Bunun üzerine Usame pişman oldu. Daha sonra Resulûllah, "Sizden öncekileri helak eden; içlerinden soylu birisi hırsızlık yaptığı zaman onu cezasız bırakmaları, fakir ve zayıf biri hırsızlık edince de onun hakkında ceza uygulamaları idi. Varlığım kudret elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, Fatıma bint-i Muhammed hırsızlık edecek olsaydı muhakkak onun da elini keserdim" buyurdu. Sonra o kadının eli kesildi. Bunun üzerine kadın, tevbe etti ve evlendi. Bu kadın arada sırada Peygamberimize gelir, Hz. Aişe aracılığıyla ihtiyaçlarını arzederdi. 76 76 Buharî, Sahih, c. 5, s. 97