ZATÜ’R-RİKA GAZVESİ (2)


namazı kesmiyor, oku çıkarıp namaza devam ediyordu. Sonunda arkadaşını uyandırdığında, çok yara almış ve kadının kocası da kaçmıştı. Ashabdan birisi bir kuş yavrusu getirmişti. Resulûllah ona bakarken, yavrunun anası gelip, yavruyu tutan ellerin içine kendini atıverdi. Müslümanlar bundan büyük şaşkınlık duydular. Resulûllah, "Siz yavrusunu tuttuğunuz şu kuşun, yavrusu için kendisini avucunuza atmasına hayret mi ediyorsunuz? Vallahi, Rabbinizin size olan rahmeti ve esirgemesi, şu kuşun yavrusuna olan şefkatinden çok daha fazladır" buyurdu. Câbir b. Abdillah'ın devesi yorulmuştu ve geri kalıyordu. Resulûllah devenin yanına gelip bir değnek ile ona vurdu. Bundan sonra deve, Resulûllah'ın önüne geçiyordu. Daha sonra Resulûllah, bu deveyi Câbir'den 40 dirheme satın aldı. Allah'ın Resulü yeni evlenmiş olan Câbir'e; "Dul mu, kız mı?" diye sordu. Câbir, "Dul ya Resulallah" dedi. Allah'ın Resulü, "Bir kız alamadın mı, birbirinizle oynaşırdınız" dedi. Câbir, "Biliyorsun ya Resulallah; babam Uhud'da öldü. Yedi tane kız çocuğu kaldı. Onlara mürebbiye olacak, bakacak yaşta bir kadın almayı uygun buldum" deyince, Resulûllah, "İnşaallah isabet etmişsindir" buyurdular. Resulûllah, Câbir'in devesini satın almış iken, deveyi tekrar ona vermiş, bedelini de bağışlamıştır. Câbir, bu paranın hiç bitmek bilmediğini söylüyordu.