MÜSTEŞRİK MANTIĞI VE EHL-İ KİTAP (11)


hiçbir parça kalmamış demek değildir. Nitekim Resulûllah (s.a.v.), "Kitap ehline din konusunda hiçbir şey sormayın... Hak olan bir şeyi yalanlar veya bâtıl bir şeyi tasdik edersiniz" buyurarak, bu hakikate işaret ediyor. Diğer bir hadise ise şudur: Yahudiler kendilerinden olup zina eden bir erkek ile bir kadın hakkında hüküm vermesi için Resulûllah'a başvurdular. Hz. Peygamber, zina edenlere ne ceza uyguladıklarını sorunca, onlar, "Biz, zina edenlerin yüzlerini karartıp, zelil ve rüsvay ederiz" dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber onlara, "Doğru iseniz Tevrat'ı getirip okuyun" buyurdu. Nihayet Tevrat'ı getirdiler. Ve orada Recm ayetinin yazılı olduğu ortaya çıktı. 49 Netice olarak: Tevrat ve İncil'in içinde çok az bile olsa Hak kelamı kaldığı muhakkaktır. Ancak, hangi hükümler tahrif edilmiş, hangileri aynı kalmıştır? Hangileri Allah kelamıdır? Hangileri insan eliyle yazılmıştır? Bunların bilinmesi mümkün olmadığından Tevrat ve İncil içine bâtıl karışmış, tutar bir tarafı kalmamış kitaplardır ve "bu halleriyle onlara artık İlahî kitaplar denemez" tespiti en uygun olanıdır. Dayanıksız diğer bir iddia da; namazda Kur'an'la birlikte İncil ve Tevrat'tan parçalar okunabileceği ve bu şekilde kılınan namazın hak olduğu iddiasıdır. 1. Yukarıda Tevrat ve İncil'in tahrife uğramış olduğu, bu sebeple bu kitapların artık güvenilirliklerini kaybettiği geniş olarak anlatıldı. Tutar hiçbir yanı kalmamış bu iki kitaptan parçaların okunduğu bir namaz nasıl sahih olabilir? Ve bu iddia sahipleri acaba hangi mantıkla hareket etmektedirler? 2. Kaldı ki; şu an elimizde bulunan Tevrat ve İncil tahrif edilmemiş hak kitaplar olsalar bile, namaz içerisinde okunmaları caiz olmaz. Çünkü, en son ve en kâmil semavî kitap olan Kur'an-ı 49 Buharî, Tevhid, 51. Bab, Tefsir, 64. Bab; Sünen-i İbn-i Mâce, Hudûd 10. babtaki hadisler