MÜSTEŞRİK MANTIĞI VE EHL-İ KİTAP (3)


Ona, okuduğunun ne olduğunu sordular. O da, "Bu, Allah tarafından gelmiş bir kitaptır. Bu kitabında Allah, Kendisine itaat edilmesini emretmiş, isyan edilmesini yasaklamıştır. Bu kitapta hırsızlık etmemek, zina etmemek, haksız yere insanların mallarını almamak gibi hükümler beyan edilmektedir" dedi. O kitap İncil'di. O zâtın sözleri kendilerine çok tesir etti. Selman'ın kalbinde gerçek din duygusu yeşermeye başladı. O zaman, o zât kendilerine, "Kavminizin kestiğini yemek size haramdır" dedi. Onlar sık sık bu kişinin yanına gelip dinî meseleleri öğreniyorlardı. Bir bayram günü kral yemek ziyafeti hazırladı ve oğlunu da bu ziyafete çağırdı. Delikanlı meşguliyetini bahane ederek bu daveti geri çevirdiyse de, kral elçiler göndererek ısrar edince, oğlan yemeklerinden yemeyeceğini kendilerine bildirdi. Bunun üzerine oğlunu çağıran kral ona yaptığının ne olduğunu sordu. Oğlu, "Siz kafirlerin kestiği helal olmaz" deyince, kral, "Bunu size kim emretti?" diye sordu. Çocuk da, o rahibin emrettiğini söyledi. Bunun üzerine rahibi çağıran kral ona, "Kan dökmek büyük günah olmasaydı elbette seni öldürürdüm. Topraklarımızdan çık!" dedi ve bir süre tayin etti. Rahip, Selman'la kralın oğluna, "Eğer sâdıksanız biz 60 kişiyiz. Musul'da bir mabette Allah'a ibadet etmekteyiz. Siz de oraya gelin" dedi ve çıkıp gitti. Ancak oğlan gecikince Selman yalnız başına yola çıktı ve o mabede geldi. Mabetteki rahipler, rahiplerin en üstünlerindendiler. Selman da onlarla birlikte ibadet ediyor ve kendini yoruyordu. Rahip kendisine gücünün üstünde ibadet yapmaya çalıştığını, yorularak ibadetten geri kalmasından korktuğunu, nefsine acıyıp kolaylık göstermesi gerektiğini söyledi. Selman da ona, "Söyler misin, senin bana emrettiğin mi üstün, yoksa benim yaptığım mı?" diye sordu. Rahip, "Senin yaptığın üstün" deyince, Selman, "O halde beni serbest bırak, istediğimi yapayım" dedi. Sonra, mabedin sahibi onu çağırdı. Ve ehli, buradakilerden daha az ibadetli olan bir mabede gitmek istediğini söyledi. "Sen benimle gelmek