MÜSTEŞRİK MANTIĞI VE EHL-İ KİTAP (2)
1. Allah'a iman etmekten maksat nedir? Ahiret gününe inanmanın hakikati nedir? Sâlih amelin ölçüsü nedir? Allah'a iman etmekten maksat; yalnız O'nun varlığına inanmak değil, emirlerine, fiillerine, sıfatlarına, bunların tümüne şeksiz, şüphesiz inanmaktır. Ahiret gününe inanmak ise; Allah'a iman etmekle birlikte, bir hesap günü olduğuna ve insanların bir gün Allah'ın huzurunda hesap vereceklerine inanmaktır. Ayette buyrulan sâlih amelden kasıt da yukarıda belirtilen iki şartı yerine getirmiş, yani Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş kimselerin işledikleri amellerdir ki, bu vasıflar tamamen mü'minlerin vasıflarıdır. Çünkü, hiç kimsenin Kur'an'a ve Sünnet'e uymayan ibadet ve amelleri sâlih amel değildir. Bir fiilin sâlih amel sayılabilmesi için, onu işleyen kişinin mü'min olması ve amelin Kur'an ile Sünnet'e uyması zaruridir. Nitekim, Cenab-ı Hak, "Erkek ve kadından kim mü'min olarak iyi amel işlerse şüphesiz onu güzel bir hayat ile yaşatacağız. Ve ecirlerini yaptıklarından daha güzeliyle muhakkak ödeyeceğiz" 33 buyuruyor. Burada, erkek olsun, kadın olsun insanların ancak "mü'min olarak" sâlih amel işlerlerse mükafatlandırılacakları beyan ediliyor. Bu durumda; Hıristiyan, Yahudi ve Sabiiler ancak mü'min olup sâlih amel işledikleri zaman mükafaat görebilirler. Mükafaat görmelerinin ilk şartı mü'min olmalarıdır. 2. İkinci izah tarzına gelince; İmam Suddi'ye göre, bu ayette 34 kastedilenler; Resulûllah'a kavuşmamış olup, O'nun gönderilmesini bekleyen kişilerdir. İbn-i Abbas'a göre ise; Hz. Muhammed gönderilmeden evvel İsa (a.s.)'a inanmış kimselerdir. Ayetin iniş sebebi şudur: Rivayete göre; Selman-ı Fârisî Nişabur ordusunun ileri gelenlerindendi. Kralın oğluyla çok yakın arkadaştı. Bir gün ikisi beraber ava gittiler. Karşılarına bir ev çıktı. Bu eve girdiklerinde içeride bir kişiyi Mushaf'ı okuyup ağlarken gördüler. 33 Nahl, 97 34 Bakara, 62
