VE ANLAŞMA İMZALANIYOR (3)
Musa'nın Hızır (a.s.) ile imtihanını yaşıyorlardı. Fakat, Cenab-ı Hak, estirdiği bir rüzgarla kestikleri saçlarını Harem-i Şerif'e uçurarak umrelerini kabul ettiğini müjdelediği gibi, Hudeybiye'den üzgün ayrılışlarından biraz sonra indirdiği Fetih Sûresi'yle de Müslümanların yakın zamanda Mekke'yi fethedeceklerini müjdeleyerek kalplerini mutmain kılmıştı: "Ey Resulüm! (Mekke'nin ve diğer memleketlerin fethine sebep olacak Hudeybiye sulhu ile) biz Sana gerçekten apaçık bir zafer verdik." 21 Allah (c.c.), yine aynı sûrenin 27. ayetinde, Resulûllah Efendimizin kısa zaman sonra Kâbe'yi tavaf edeceğini; bu yolda gördüğü rüyanın sâdık olduğunu tasdik ve tebşir ediyordu: "And olsun ki; Allah, gerçekten Peygamberine o rüyayı hak olarak, doğru gösterdi. And olsun ki, inşaallah emniyet içinde bulunan kimseler olarak, başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olduğunuz halde, korkmaksızın mutlaka Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Fakat, Allah, sizin bilmediğiniz şeyleri bildi de, Mekke fethinden önce yakın bir fetih (Hayber'in fethi) yaptı." Bu sûrenin inmesinden sonra bir sahabenin, "Bu muahede bir fetih midir?" sorusuna Resulûllah Efendimiz, "Evet; hayatım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, bu muahede, muhakkak bir fetihtir" şeklinde cevap vererek gönüllerine su serpmişlerdir. 21 Fetih, 1
