YEMEĞİN BOLLAŞMASI (2)
Ebu Hureyre'den (r.a.): "Tebük gazasında, susuzlukla beraber açlık da Müslümanları kavurmaya başlamıştı. Hz. Ömer (r.a.), Resuller Resulü'ne hitap etti: `Emretseniz de herkes elinde rızkı adına ne varsa getirse! O getirilecek şeyler üzerine dua etseniz de bereketli olmalarını Allah'tan isteseniz!' Allah'ın Resulü, bu teklifi uygun buldular. Yere bir örtü döşetip herkesin elindeki yiyecekleri bu örtünün üstüne koymasını istediler. Herkes nesi kalmış ise getirip, bu örtü üzerine koydu. Bütün sahabilerin örtü üstünde toplanan yiyecekleri pek az şey tutmuştu. Sahabileri toplayıp, dua buyurdular. Sonra da herkesin yemeği almasını emrettiler. Yemek alındıkça çoğalıyordu. Askerler arasında doymamış kimse kalmadı. Herkes yiyip doydu ve örtünün üstü hâlâ yiyecekle dolu idi. Allah'ın Resulü buyurdular: Allah'ın birliğine ve Resulü'nün hak olduğuna inandıktan sonra bu tecellilere şahit olan kimseler için cennet yolları açıktır." Câbir Hazretlerinden gelen başka bir rivayet de şöyledir: "Bir gün Allah'ın Resulü'nün karşılarına bir adam çıkageldi. Biraz yemek istedi. Âlemin Fahri kendisine, bir miktar arpa hediye ettiler. O adam, zevcesi ve misafiri, bu arpayı öğütüp yiye yiye bitiremediler. Nihayet, adam meraka düşüp arpayı tartmaya kalktı. Tartar tartmaz arpa tükeniverdi. Vaziyet Allah'ın Resulü'ne haber verilince şöyle buyurdular: Eğer arpayı ölçmeseydiniz, o arpa, siz hayatta kaldıkça tükenmezdi."
