ASIRLARIN BAĞRINA BASTIĞI LİDER HZ. MUHAMMED (2)
"Allah mı burada yerleşmemizi emretmiş? Bundan ileriye gitmemiz veyahut geriye çekilmemiz mümkün değil midir? Yoksa bu bir görüş neticesi ve savaş taktiği midir?" Peygamberimiz: "Hayır! Bu bir görüş neticesi ve savaş taktiğidir" dedi. Hubab, "Öyle ise ey Allah'ın Resulü! Burası iyi bir yer değildir. Asker, düşmana en yakın bulunan suyun önünde karargâh kursun. Diğer kuyuların üzerini çer çöple kapatalım. Sonra bir havuz yapıp bunu su ile dolduralım. Ondan sonra da düşmanla savaşalım. Böylece biz, havuzdan su içebildiğimiz halde, onlar içemeyeceklerdir" deyince, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Güzel bir görüş beyan ettin" dedi ve Hubab'ın dediği şekilde davrandı. İnsanları tanımak ve herkese lâyık olduğu mevkii, yapabileceği işi vermek hususunda da hiçbir kimse Resulûllah'a yetişemezdi. Peygamberimiz henüz hayatta iken, ashab, Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer'i, Resulûllah'ın vezirleri olarak vasıflandırıyorlardı. Peygamberimiz onlarla istişare ediyordu. Birçok zamanlar sağlam bir temele dayanan hak davalar, liderlerin, ortaya çıkan problemleri uygun bir şekilde çözememesinden dolayı durur ve felce uğrar. Bu sebeple merkez bölünerek içten vurulur ve dağılır. Lider, problemleri çözme hususunda ne kadar kuvvetli olursa o kadar başarı elde edilir. Zamanımızda liderler, gayrimeşru bir şekilde problemleri çözmeye çalışır, kuvvete başvurarak muhalifleri ya idam eder, ya da hapse atar. Bunun misalleri çoktur. Fakat dünyada benzeri olmayan bir şekilde Resulûllah'ın kendine inanan kimselerle uyum içinde bütün problemleri çözdüğünü görüyoruz. Resulûllah'ın bu şekilde çözdüğü problemlerden bazılarını başlıklar halinde sunmak istiyorum:
