O HİLMİN KEMÂLİNE SAHİPTİ (2)


Resulûllah (s.a.v.), Allah'ın hakkına tecavüz edilmedikçe kendi şahsı ile ilgili hiçbir şeyden ötürü intikam almazdı. Fakat Allah için intikam alırdı. Buhari ve Müslim, Enes b. Mâlik'in şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: "Yahudi bir kadın, zehirli bir davar etini Hz. Peygambere getirdi. Hz. Peygamber de ondan yedi. Sonra kadını çağırdı ve neden böyle davrandığını sordu. Yahudi kadın, "Seni öldürmek istedim" dedi. Peygamber (s.a.v.), "Allah, seni Benim üzerime musallat kılmaz veya bu işin üzerine musallat kılmaz" dedi. "Ey Allah'ın Resulü! Onu öldürmeyecek misin?" denildiğinde; `Hayır' diye cevap verdi." İbn-i Cerir, Enes bin Mâlik'in şöyle dediğini rivayet ediyor: "Peygamber (s.a.v.) camiye girdi, sırtında kalın ipten dokunmuş Nacran malı bir aba vardı. Arkasından bir Arap gelerek abasının bir tarafını tutup çekti ve Hz. Peygamberin boynunda iz bıraktı. Sonra şöyle dedi: "Ya Muhammed! Üzerinde bulunan, Allah'ın malından bize de ver?" Peygamber (s.a.v.) arkasına dönüp baktı ve gülümsedi. Sonra kendisine bir şey vermek için, "Çağırınız, gelsin" dedi."