MERHAMET O’NDA DİLE GELİRDİ (3)
raktı. Günler geçti, bir gün Ebu Uzze tekrar Hz. Peygambere karşı savaşa katıldı ve esir düştü. İkinci defa, serbest bırakılması için yalvarınca, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bir mü'min iki defa bir delikten ısırılmaz." Sonra öldürülmesini emretti. O'nun merhameti coşup taşar ve bütün mahlûkatı kapsamına alırdı. Fakat sınırını aşıp diğer kemâl sıfatlarının zayıflamasına da sebep olmazdı. Nitekim, derûnunda hoşnutluk bulunan sitemli ifadelerle Cenab-ı Hak, O'na sınırı hatırlatırken, bize de Habibinin merhametini medhetmiştir: O'nda merhamet öyle coşardı ki, insanların, cennet yolunu bırakıp cehenneme giden yolunu tuttuğunu görünce üzüntüden ölecek bir hale gelirdi. Bu sebeple, Cenab-ı Allah, Resulü için sitemvarî bir tarzda şöyle buyurdu: "Kur'an'a iman etmezlerse belki arkalarından esef ederek kendini üzeceksin." O'nun bu hâli nübüvvetinin merhameti ve büyük bir alâmetidir.
