HENDEK SAVAŞI (M.626) MUCİZELER, İHANETLER, HİKMET VE İBRETLER (2)
Vehb gibi savaşçılar da, Müslümanlara karşı alınan bu ortak tavrı benimserler. Böylece, Medine'yi yerle bir etme planı tamamlanmış olur. Gerçekten, tarih boyunca küfür, inanan insanlara karşı gerektiğinde tek vücud olmuştur. Silahları konuşturan inançlar, aynı zamanda insanların da biraraya gelmesinde etkin rol oynamıştır. Hak olan, doğru olan tektir. Hakkın dışında ise binlerce bâtıl ve yanlış anlayış vardır. Fakat hakka karşı yapılacak herhangi bir mücadelede, bâtıl taraftarları, aralarındaki birçok anlaşmazlıkları bir kenara iterek bir ve beraber olmayı bilmişler ve yek-vücud olarak mü'minlere karşı durmuşlardır. Geçmişte öyle olduğu gibi, bugün de böyle olmaktadır. Dün bu birliktelikte başarılı sayılabilecek Yahudi zihniyetinin devamı olan `beynelmilel siyonizm' ideolojisi, bugün sistemli bir tarzda teşkilatlanarak dünyayı parmağına dolamaya çalışmaktadır. Hesaplar, mü'minler üzerine yapılmakta, oyunlar Müslümanlar üzerine oynanmak istenmektedir. Dün, Medine'deki Ashab-ı Kiram'ı ve Allah Elçisi'ni bir anda imha etmek isteyen bâtıl anlayış, bugün ashab ve Peygamber vârisi insanları, gerçek mü'minleri ve Hak dostlarını yok etme planlarıyla ortaya çıkmaktadır. Ekonomik ve kültürel esaret ve emperyalizmin pençesinde kıvranan Müslüman milletler, bu hakikatın çarpıcı örnekleridir. Bu hesaplardan zararsız ve ziyansız kurtulmanın yolu ise; Hendek'te görüldüğü gibi, bir aşk ve can seferberliği ile hayatın her alanında düşmanın ulaşamayacağı oluşlara, hizmetlere yönelmektedir. Mü'minlerin iman özü olan Tevhid anlayışı, bu hizmet ve oluşlara zemin ve yegâne temel olacak kadar güçlüdür. Asırlardır rüzgârın ve kum fırtınalarının izlerini silemediği hendekler, arz üzerinde bir Tevhid nakışı olarak hâlâ dipdiri durmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v.), her türlü Rabbanî desteğin yanında, bir insan, bir beşer olarak düşmanlarına karşı göğüs göğüse mücade-
