BAZI PEYGAMBERLER İLE HZ. HÜSEYİN (A.S)’IN HÂLLERİNİN BENZERLİKLERİ: (5)
Eyyub (a.s.)'ın belaya düşmesinin beyanı: "Ey azizler, şimdi eğer sabırlı Eyyub, mallarının elinden çıkmasına ve evlatlarının ölümlerine nasıl sabır kıldı ise, Kerbela şehidi de evinin, barkının, ailesinin dağılmasını, kardeşlerinin evladının, yakınlarının ve akrabasının şehid edilerek öldürülmelerini, gözü önünde görüp sabretti. Eyyub'un vücudunda dört bin yirmi kan emen böcek var idiyse, Kerbela şehidinin mübarek vücudunda da yüz bin parlak ok karargâh kurmuş duruyordu." (s. 83) Zekeriyya ve Yahya (a.s.)'ın belaya düşmelerinin beyanı: "Şevahid'ün-Nübüvve'de İmam Zeynelâidin (a.s.)'dan nakledildiğine göre, Hazreti İmam Hüseyin (a.s.) da Mekke'den çıkıp Kûfe'ye doğru yol aldığı zaman her konak yerine vardığında hep Yahya (a.s.)'ın macerasından bahseder ve şöyle buyururdu: "Cefakâr dünyanın merhametsizliği ve zâlim zamanenin son derece büyük haksızlığını görün ki, Yahya (a.s.) gibi sâlih ve temiz bir zâtın mübarek başı, yakışmaz iş tutan fuhuş yoluna giden bir kadına hediye edilmişti." Saad İbn-i Cübeyr'in rivayet ettiğine göre, bir gün Hz. Resul (s.a.v.), Kerbela Vakası'ndan haberdar olup, "Acaba o gariplerin intikamını o zâlimlerden kim alacaktır?" diye düşünürdü. O zaman Hazreti İzzet'ten vahiy geldi: "Ya Resulallah! Zekeriyya'nın (a.s.) oğlu Yahya (a.s.) için yetmiş bin bir rivayete göre yüz yetmiş bin kâfir katledildi. Kerbela şehitleri için yetmiş kere yetmiş bin münafıkın katledilmesi gerektir." Gerçekten de verilmiş olan bu vaad yerini buldu. Zira Muhtar İbn-i Ebu Ubeyde-i Sakafî ve Müseyyib İbn-i Ka'ka el-Huzaî ve İbrahim İbn-i Mâlik Eşter Nahaî ve Ebu Müslim-i Mervezî birbir-
