AYNU’L VERDE SAVAŞI (2)


yerden, dağlardan, denizlerden ve bunlardaki ayet ve mucizelerden bahsetti. Allah'ın nimetlerini andı. Dünyayı andı, ondan soğuttu. Ahirete imrendirdi. Bunlardan başka, sayıp bitiremeyeceğim, hafızamda tutamadığım bir çok şeyler anlattı. Sonra da, "İmdi, Allah size düşmanınızı getirdi. Bir gece, bir gündüz giderseniz, onlara kavuşursunuz! Siz bu yolda Nasuh tevbesini açıklamak, Allah'a mâzur olarak kavuşmak istersiniz elbet. Ya onlar sizin üzerinize çıkıp gelecekler, yahut siz onların üzerine varacaksınız. Siz bugün onların yurdunda bulunuyorsunuz. Onlarla kavuştuğunuz, onlarla karşılaştığınız zaman, "... sabrediniz, muhakkak ki, Allah sabredenlerle beraberdir" 765 ayetinin sırrını onlara tasdik ettiriniz. Harb sanatı icabı veya kendilerinden başka bir birliğe yerini vermek maksadı olmaksızın, hiç kimse onlara arka çevirmesin . Dönüp kaçmak isteyenleri, üzerine geldiğiniz yaralıları, Hüseyin (a.s.)'ı davet etmiş olan hemşehrilerinizden esir edilenleri, esir edildikten sonra sizinle çarpışmadıkça veya kendileri Taf'ta rahmetli kardeşimizi öldürenlerden olmadıkça, öldürmeyiniz. Mü'minlerin Emiri Ali b. Ebu Tâlib'in gidişat ve icraatı böyle idi. Eğer ben öldürülürsem, halkın emiri, başkanı Müseyyeb b. Necebe'dir. Müseyyeb b. Necebe öldürüldüğü zaman, halkın başkanı Abdullah b. Vail'dir. 765 Enfal, 46