MERVAN BİN HAKEM’E BİAT ALINMASI VE BUNDA UBEYDULLAH’IN ROLÜ (3)


kalkarak şöyle dedi: "Siz de benim babam Yezid'in bunun üzerinde ne kadar hakkı bulunduğunu pek çok iyi bilirsiniz. İşte bu kadar iyiliğini ve ekmeğini unutup, şimdi babama sövüp sayıyor. Halka başka kişiye beyat etmeleri için çağrıda bulunuyor" diye söyledi. Askerin ileri gelenlerinden üç kişi ayağa kalkarak, -bunlar; Ulid bin Utbe, Yezid bin İnan, Süfyan bin Dahhak idiler"Ey yalancı! Sen Yezid'in bunca nimetini bilmiyor musun ve bunca halkın ortasında ona hakarette bulunup sövüp sayıyorsun. Onun sana iyiliklerini unutup nankörlük ediyorsun. Onun sana bu kadar iyiliklerinin karşılığı bu mu olacaktır? Onun oğlunun hakkını ortadan kaldırıyorsun ve Zübeyr oğlunu övüyorsun. Bil ki hak, Halid bin Yezid'indir" dediler. Bir kişi daha ayağa kalktı. Bu Ömer bin Yezid'il Hakemî idi. Bu üç kişinin sözlerini geri çevirip dedi ki: "Hak, Abdullah bin Zübeyr'indir. Çünkü hilafet ona layıktır. Çünkü Peygambere yakındır ve yaşlıdır. Bilgileri de çok ileridedir. Zübeyr oğlu Kureyş ihtiyarı bir kişidir. Peygamberin (s.a.v.) amcasının oğludur. Bütün Kureyş'in en âlimi, en fakihidir. Hilafete o layıktır. Çünkü Şam halkı Dahhak ile ona beyat ettiler. Hums halkı da, Numan b. Beşir ile ve Kayser'in halkı da Züfer bin el-Hari ile, Filistin halkı Nail bin Kays'la bütün ona beyat ettiler. Bütün bu halk Abdullah bin Zübeyr'e beyat ettiler. Bundan sonra ey Şam halkı siz ona asi mi oluyorsunuz?" Dahhak bu sözlerden cesaret bulup, "Şu üç kişiyi zindana atınız dedi" Onların da mescidde kendi taraftarları çoktu. Kalkıp o üç kişiyi ellerinden aldılar. Sonra kavga çıktı, birbirini dövdüler. Ve Dahhak'ın üstüne yürüdüler. Taş attılar, o da minberden indi. Fitne kavga daha fazla artınca Mervan bin el-Hakem, mescidin bir köşesinde oturmuştu. Ubeydullah, Mervan'a, "Sabreyleyelim. Ta ki, kavga tamam olsun. Ondan sonra biz de kendi işimizi tamamlayalım" dedi.