YEZİD’İN İBN ABBAS’TAN BİAT İSTEMESİ (4)


Eğer o Mekke ve Medine'de oturmak isterse ve buralarda çarpışmayı helal saysa, Mekkeli ve Medineliler'in kendisine, en çok itaat edeceği, boyun eğeceği biricik kişi idi. Fakat, o (a.s.) Allah'ın ve Resulü'nün (s.a.v.) haram kıldıklarını helalleştirmek istemedi. Bundan daha ağırı senin haremde çarpışmak için hile ile adamlar göndermendir. İbn-i Zübeyr böyle ağır bir günah işlemiş midir? O nerede, ne zaman Beyt-i Haram'a karşı haksızlık etmiş, mütereddidin, koşanın önünü kesmiştir? Halbuki sen böyle misin? Sanırım hayır! Şüphesiz olarak bilirim ki, sen bu hususta haramı helalleştirmek ister, onları bile bile değiştirirsin! Kadınlar gibi yemin edersin! Çalgı çalarsın. Irak'a giden senin görüşünün kötülüğünü görür ve seni görmek istemez! "Allah'ın emri behemehal yerini bulan bir kaderdir." 689 Sonra sen ki, Hüseyin (a.s.)'a karşı adamlar çıkarmasını Mercane'nin oğluna yazdın ve onu varacağı yere götürmesini ve işi uzatmayı bırakmayı; onu ve Abdulmuttaliboğulları'ndan günah kirlerini Allah'ın gidermiş ve kendilerini hususi bir temizlikle temizlemiş olduğu Resulüllah (s.a.v.)'in Ehl-i Beyt'ini şehit edinceye kadar üzerlerine düşmelerini emrettin. Biz senin böyle kaba, ciğerleri beş para etmeyen ataların gibi değiliz. Sonra Hüseyin b. Ali (a.s.) geldiği yere dönmesi için onlardan talepte bulunmuştu. Siz onun yardımcılarının azlığını fırsat bildiniz. Ehl-i Beyt'inin kökünü kazımak istediniz. Üzerlerine saldırdınız. 689 Ahzab, 38