İMAM SECCAD BABASINA YARDIM ETMEK İSTİYOR (2)
düğü hâlde onun gibi kendine hâkim olan ve sağlam bir yürekle ve kahramanca savaşan birini hayatım boyunca görmedim. Piyadeler saldırdığında, o da hamle yapıyor ve de onları kılıcıyla dağıtıyordu. Bir kurdun saldırısına uğrayan keçiler gibi sağa sola kaçışıyorlardı." 605 Bu esnada onu (a.s.) öldürme noktasında tereddüt geçiren askerleri harekete geçirmek için Ömer'in komutanlarından Amr b. Haccac ez-Zübeydî askerlere şöyle sesleniyordu: "Ey Kûfeliler! İtaat etmeyi ve toplumun birliğini korumayı sürdürün. Dinden ok gibi fırlayıp çıkan ve imama (Yezid) karşı gelen kimseyi öldürme hususunda kuşkuya düşmeyin." 606 "Hüseyin (a.s.), Fırat'ın kenarındaki toprak sedden çadırına geri dönünce, Şimr b. Zilcevşen bir grup adamıyla karşısına çıktı. Etrafını sardılar. İçlerinde Mâlik b. Nesr el-Kindî denilen biri öne atıldı. İmam Hüseyin (a.s.)'a sövdü ve başına bir kılıç indirdi. İmam (a.s.)'ın başında bir miğfer vardı. Kılıç miğferi parçalamış ve başı isabet almıştı. Yara kanıyordu. Miğfer kanla doldu. İmam Hüseyin (a.s.) ona dedi ki: "Sağ elinle bir şey yiyemeyesin, onunla bir şey içemeyesin ve Allah seni zâlimlerle birlikte haşretsin." Sonra miğferi attı. Bir bez istedi, onunla başını sardı. Başka bir miğfer istedi. Onu başına koydu. Sonra etrafını sarıkla sardı. Şimr b. Zilcevşen ve etrafındakiler uzaklaşıp yerlerine döndüler. Biraz bekledi, tekrar geri döndü. Onlar da İmam (a.s.)'a geri döndüler ve etrafını sardılar." 607 605 el-İrşad, c. 2, s. 111 606 Taberî, c. 4, s. 281 607 el-İrşad, c. 2, s. 110
