EHL-İ BEYT’İN ŞEHADET ŞERBETİNİ İÇMESİ ALİYY’ÜL-EKBER’İN ŞEHİT EDİLİŞİ (2)


Ben ona, "Senin işin yok mu? Bırak nasıl olsa sonunda onu biri öldürecektir" dedim. "Hayır" dedi. Ali Ekber, gelip bu kişinin yakınından geçince bu kişi onu gafil avladı, güçlü bir mızrak ile ona öyle bir darbe indirdi ki, artık Ali Ekber'in atı üzerinde durmaya gücü kalmadığından kollarını atın boynuna saldı ve şöyle feryat etti: "Babacığım şimdi artık ceddimi görüyorum ve O'nun elindeki suyu içeceğim..." 581 "18 yaşında olan Ali bin Hüseyin (a.s.), Aşura günü Peygamber ailesinin hepsinden daha önce şehadet meydanına ayak bastı. Babası ile vedalaşarak çadırlardan hareket etmek istediğinde, İmam Hüseyin (a.s.) onun güzel boynuna ve şekline şefkatle bakıp yüzünü göğe doğru tutarak şöyle dedi: "Allah'ım! Sen bu kavmin aleyhine şahid ol, şimdi bu insanlar arasında yaradılış, ahlak, huy ve konuşma açısından senin Peygamberine en fazla benzeyen bir genç onlara doğru hareket ediyor. Biz Peygamberin (s.a.v.) simasını görmeyi arzu ettiğimizde ona (Ali Ekber) bakıyorduk. Allah'ım! Onları yeryüzünün bereketlerinden mahrum kıl, onları tefrikaya düçâr et ve onları ihtilaflı yollara düşür, yöneticilerini onlardan hiçbir zaman razı etme. Çünkü onlar bizi yardım etmek vaadi ile davet edip, sonra bizi öldürmek için üzerimize saldırdılar." İmam (a.s.) daha sonra şu ayeti okudu: "Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini âlemler üzerine seçti; onlar birbirlerinden bir zürriyettir. Allah işiten ve bilendir." 582 Hz. Ali Ekber, çadırdan ayrılıp, savaş meydanına gitmek istediğinde, İmam Hüseyin Ömer b.Sa'd'a hitap ederek şöyle konuştu: 581 Bihar'ul Envar, c. 45, s. 44; Maktel-i Hüseyn, Mukarrem, s. 324 582 Âl-i İmran, 33