ZÜBEYR BİN HASSAN’IN ŞEHADETİ
"Öteki taraftan da Zübeyr bin Hassan, Kerbela sultanından izin istedi... Atının hafif rüzgar cilveleri ile yıldırım gibi atılarak düşman saflarını ağaçların yaprakları gibi titretti. Allah'a hamd ü senâdan ve zaferi için dua ettikten sonra ismini ve kimliğini bildirip, "Ey fitne ve fücur salan, ey alçak, ey gaddar fırka!" diye bağırdı. Bahtsız Sam, o bahtiyar Zübeyr'i görünce öğüt vermeye kalkarak dedi ki: "Ey savaş divanının süvarisi! Ey muharebe meydanının namlı kişisi! Bu ne uygunsuz bir tedbirdir. Bu ne hiç de doğru olmayan bir düşüncedir. Öyle ki, malını, çoluk çocuğunu, aileni bırakarak bu mağlup asker topluluğunun arasına girmişsin. Yücelik şerefine zilleti tercih etmişsin!" Zübeyr de ona şu cevabı verdi: "Ey namert, ebedî saadet nübüvvet hanedanına hizmet etmektir. Daimî izzet, velilik soyuna tâbi olmaktır." Bahtsız Sam, sözü uzatmak istedi ise de Zübeyr buna izin vermedi. Bir vuruşta canını cehenneme yolladı. Sonra, "Karşıma pehlivan isterim" dedi.
