HİKMETLER


İmam Hüseyin, dünyevî bir makam veya maddî bir çıkar için hareket etmemiştir. Gerçekten de Hz. Hüseyin (a.s.) o anda düşmanın üstüne gitse galip gelecekti. Ancak Hz. Hüseyin mü'minin mü'mine hakkı konusunu dikkate alarak, kendi üzerine gelenleri haksız yere öldürmekten çekinmiştir. Ve de, onların büyük bir günaha girmesini önlemek için de, "Siz beni bu mektuplarla Kûfe'ye davet ettiniz, istemiyorsanız madem gideyim" demiştir. Hz. Hüseyin (a.s.)'ın bu sözünde çok ciddi bir incelik vardır. Ehl-i Beyt'ten bir insanı katledenin ebediyen azap içerisinde olmasından dolayıdır ki, onları bu azaptan korumak için, "O zaman müsaade edin de döneyim" ifadesinde bulunmuştur. Zaten Hz. Hüseyin kaderini bile bile ölüme gitmiş, asla ölümden korkmamış ve fakat katiller açısından onların tadacakları azap nedeniyle onlara merhamet ederek, "bu fail siz olmayın" ifadesinde bulunmuştur. Yani, İmam Hüseyin iki şekilde de onları düşünmüştür. Ne onları öldürmek istemiştir, ne de onların ebedi bir azaba düçâr olmasını istemiştir. Hz. Hüseyin'in hareket merkezi tamamen Allah'ın rızasına ulaşmaktır.