İMAM HÜSEYİN (A.S.) GEÇTİĞİ YERLERDE İNSANLARI YARDIMINA ÇAĞIRIYORDU (2)


Ubeydullah ibn-i Hürr cevaben şöyle dedi: "Ben Kûfe şehrinden çıktığımda o şehrin halkının ekseriyetinin ona ve sevenlerine karşı savaşa hazırlandıklarını bizzat müşahade ettim. Onun bu savaşta öldürüleceğine dâir yakînim vardır. Benim ona yardım edecek gücüm yok, bu yüzden benim onu, onun da beni görmesini istemiyorum." Bu sözler kendisine ulaştığında İmam (a.s.) ashabından birkaç kişiyle birlikte Ubeydullah'ın yanına gitti. Ubeydullah'ın kendisi bu görüşmeyi şu şekilde anlatıyor: "İmam (a.s.)'la karşılaştığımda ömrümde ondan daha güzel ve daha göz alıcı bir şahıs görmedim. Aynı zamanda onun kadar da hiçbir kimseye acımadığımı gördüm. Hazret hareket ettiğinde birkaç çocuğun da onun etrafını sardığını gördüm ki, bu manzarayı asla unutamıyorum. İmam (a.s.)'ın çehresine baktığımda sakalının çok siyah olduğunu gördüm. Hazrete, "Tabii rengi mi, yoksa boyamış mısınız?" diye sordum. İmam, "Ey Hürr'ün oğlu! İhtiyarlık çabuk ulaştı" diye cevap verdi. Ben, İmam'ın bu sözünden boya sürdüğünü anladım. İmam (a.s.) ona hitaben şöyle buyurdu: "Ey Hürr'ün oğlu! Sizin Kûfe şehrinizin halkı bana yardım edeceklerine dâir toplanıp ahd ettiklerini yazdılar ve onların şehrine hareket etmem için bana ricada bulundular. Ama gerçek onların zannettikleri gibi değildir; senin işlediğin çok günahlar var, acaba tevbe ederek bu günahları temizlemek istemiyor musun?" Ubeydullah, "Nasıl tevbe edeyim" dedi. İmam, "Peygamberin (s.a.v.) torununa yardım et ve O'nun düşmanlarına karşı savaş" buyurdu. Ubeydullah şöyle cevap verdi: "Allah'a and olsun ki, ben se-