MÜSLİM BİN AKİL KÛFE SOKAKLARINDA YALNIZ BIRAKILIYOR (2)


Tav'a, "Öyleyse, kalk ailenin yanına git" dedi. Müslim sustu, cevap vermedi. Tav'a, "Kalk, ailenin yanına git" diyerek sözünü tekrarladı. Müslim yine sustu, cevap vermedi. Tav'a, "Subhanallah! Ey Allah'ın kulu! Kalk ailenin yanına git! Allah seni affetsin. Benim yanımda oturmak ne sana iyilik getirir, ne de helal olur!" dedi. Müslim ayağa kalktı: "Ey Allah'ın kulu kadın! Benim bu şehirde ne bir konutum, ne de yanında barınacak bir kabilem var! Sen bugünden sonra sana yetebilecek sevaplı bir iyilikte bulunsan olmaz mı?" Tav'a, "Ey Allah'ın kulu nedir o iyilik?" diye sordu. Müslim, "Ben Müslim b. Akil'im. Şu kavim (Kûfeliler) bana yalan söylediler ve beni aldattılar" dedi. Tav'a, "Demek sen Müslimsin" dedi. Müslim, "Evet" dedi. Tav'a, "İçeri buyur" dedi ve onu evinin içerisindeki ayrı bir odaya indirdi, odayı döşedi. Müslim'e akşam yemeği hazırladı. Müslim yemedi. Biraz sonra Tav'a'nın oğlu Bilal geldi. Bilal anasının o odaya çok girip çıktığını görünce, anasına, "Vallahi, ben senin bu gece odaya çok girip çıkmandan şüpheleniyorum. Herhalde sende bir iş var!" dedi. Tav'a, "Yavrucuğum! Şuradan mı şüpheleniyorsun?" diye sordu. Bilal, "Oradan şüpheleniyorum. Vallahi sen bana ne varsa mutlaka haber vermelisin" dedi. Tav'a, "Git, sen kendi halinle uğraş. Benden bir şey sorma" dedi.