YEZİD, UBEYDULLAH’TAN HANGİ VAZİFEYİ YERİNE GETİRMESİNİ İSTEDİ? (2)


Ubeydullah, İmam Hüseyin (a.s.)'ın Basra'ya ulaşan mektubundan haberdar olduğu için, Kûfe'ye doğru yola çıkmadan, halkın gözünü korkutacak bir konuşma yapmıştır: "Allah'a yemin ederim ki, benim için zorluk söz konusu olamaz. Bana dağılmış ve parçalanmışların gürültüsü tesir edemez. Bana düşmanlık edenden intikam alırım. Benimle savaşana karşı bir zehir olurum ve sizin hakkınızdan gelirim. Ey Basralılar! Mü'minlerin emiri beni Kûfe'ye tayin etmiş bulunuyor. Sabah erkenden yola gidiyorum. Yerime kardeşim Osman b. Ziyad b. Ebi Süfyan'ı vekil bırakıyorum. Karışıklık çıkarmaktan sakının. Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin olsun ki, sizden herhangi birinizin karışıklık çıkardığı haberini alırsam, onu da onu tanıyanı da, onun dostunu da öldüreceğim. En yakını en uzaktakinden sorumlu tutacağım ki, bana kulak veresiniz ve aranızda hiçbir muhalif ve ayrılıkçı kalmasın." 384 Ubeydullah Basra'dan yola çıkarken yanına ailesi dışında Basra'nın önde gelenlerinin de bulunduğu beş yüz kişilik bir kafile aldı. 385 Bu kafilede yer alan İmam Hüseyin (a.s.) taraftarı olan Şerik b. Aver ve Abdullah b. Hâris, henüz Kadisiyye'ye gelmeden gruptan ayrıldılar. Bunların ayrılış nedeni, Hz. Hüseyin (a.s.)'ın Ubeydullah'tan önce Kûfe'ye ulaşması idi. Ancak Ubeydullah bunların ayrılmasını dikkate almayarak yola devam etmiştir. 384 Taberî, c. 5, s. 358; İbn-i Kesir, c. 8, s. 158 385 Taberî, c. 5, s. 359; Mesudî, Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 66