YEZİD’İN AHLAKI NASILDI? ŞARABA DÜŞKÜNLÜĞÜ (2)
Muaviye'nin halifeliği esnasında Medine'de bir içki meclisinde olduğu ve Hz. Hüseyin (a.s.)'ın da bu mecliste onunla konuştuğu ile ilgili bir rivayeti verelim: "İbn Abbas ile Hz. Hüseyin (a.s.) onun yanına gitmek isteyince kendisine, "İbn-i Abbas şarap kokusunu tanır" denilir. Bunun üzerine İbn-i Abbas'ın yanına alınmamasını söyleyip Hz. Hüseyin (a.s.)'ın içeri girmesine müsaade eder. Hz. Hüseyin (a.s.) içeri girince şarap kokusu ile birlikte hoş kokuların gelmekte olduğunu görür ve, "Ne güzel bir koku? Nedir bu?" der. Yezid ona şu cevabı verir: "Bu Şam'da imal edilen bir kokudur." Yezid daha sonra söz konusu şaraptan bir kadeh getirilmesini emreder ve onu içer. Sonra bir kadeh daha isteyip, "Onu da Ebu Abdullah'a (Hz. Hüseyin) içirin" der. Hz. Hüseyin (a.s.) ise ona şöyle söyler: "Şarabın senin olsun. Senin içkinde benim gözüm yok." Hz. Hüseyin (a.s.)'ın bu cevabı karşısında Yezid şu şiiri okumuştur: "Hayret sana ey arkadaş Seni davet ettim de gelmedin Genç kızlara, şehvete, şarkıya Eğlenceye ve şaraba Süslü bir kadehtedir o Arapların efendileri de etrafında Bu kaplarda senin kalbini Çürüten ve fayda vermeyen bir şey var." Hz. Hüseyin (a.s.) bu şiiri dinledikten sonra derhal ayağa kalkar
