İMAM HÜSEYİN MUAVİYE’NİN İCRAATLARINI ORTAYA KOYUYOR (3)


şu anda oturduğun yere bu din sayesinde oturuyorsun. Eğer bu din olmasaydı, senin ve babalarının şerefi, bir kış, bir de yaz seyahati olmak üzere iki seyahate çıkmaktan ibaret olacaktı. Dediklerinden biri de şudur: "Kendine, dinine ve Muhammed (s.a.v.) ümmetine bak, bu ümmetin birliğini bozma, onları fitneye düşürme." Bense bu ümmet için senin onlara yönetici olmandan daha büyük bir fitne bilmiyorum. Kendim, dinim ve Muhammed (s.a.v.) ümmeti için de, kötülüklerini senin yüzüne haykırmaktan daha onurlu bir tavır tanımıyorum. Eğer bunu yaparsam, kuşkusuz bu Allah'a yakınlık olur. Eğer terk edersem dinim için, Allah'tan bağışlanma dilerim, bana doğruyu göstermesi için O'ndan yardım ve başarı dilerim. Diyorsun ki: "Beni tanımazsan, ben de seni tanımam; bana komplo kurarsan, ben de sana komplo kurarım." Kur istediğin komployu. Ben, bu komplonun bana bir zarar vermeyeceğini ve en büyük zararı da yine sana vereceğini umuyorum. Çünkü sen cehaletine binmiş, verdiğin sözleri büyük bir ihtirasla çiğneyip duruyorsun. Ömrüme and olsun, hiçbir şarta uymadın; barışa, yemine ahid ve vesikalara rağmen o kişileri öldürmekle ahdini çiğnedin. Savaşmadıkları, kimseyi öldürmedikleri hâlde onları öldürdün. Bunu sırf, bizim faziletlerimizi anlattıkları, bizim hakkımıza büyük saygı gösterdikleri için yaptın. Bir korkudan dolayı onları öldürdün ki, belki onlar korktuğun şeyi yapmadan sen ölecektin veya kendileri böyle bir amaca erişmeden ölüp gideceklerdi. Ey Muaviye! Kısasa uğrayacağını duy da, bu müjdeyle sevin. Hesap vereceğinden kuşkun olmasın. Bil ki büyük küçük demeden amellerin hepsini kaydeden Allah'ın bir kitabı vardır.