HZ. HÜSEYİN (A.S.)’IN ŞEHİT EDİLECEĞİ RESULÜLLAH’A (S.A.V.) HABER VERİLMİŞTİ (5)


Hazret ellerini yüzüne ve sakalına çektikten sonra kıbleye doğru oturdu ve istediği duaları etti. Sonra (yağmur gibi) gözyaşı dökerek Kendisini üç defa yere vurdu. Biz yaptığı bu işin sebebini sormaktan korkuyorduk. Bu esnada Hüseyin O Hazretin sırtına çıktı ve Resulüllah (s.a.v.) tekrar ağlamaya başladı. Hüseyin bu durumu görünce, "Anam babam Sana feda olsun ya Resulallah! Ağlamanızın sebebi nedir? Babacığım, şimdiye kadar sizde şahit olmadığım bir davranış gördüm" diye sorduğunda Resul-i Ekrem ona hitaben şöyle buyurdu: "Bugün sizi ziyaret etmekten o kadar sevinçli oldum ki, şimdiye kadar öylesine sevinçli olmamıştım, ama habibim Cebrail yanıma gelerek sizlerin ölümünüzü ve ölüm yerlerinizin dağınık olduğunu Bana haber verdi; bu haber beni çok üzdü. Allah'tan sizin için hayır ve iyilik niyaz ederim."101 "Bir gün Cebrail Hz. Muhammed (s.a.v.)'in yanına gelince İmam Hüseyin (a.s.) dedesinin kucağında bulunuyordu. Mübarek yanağından öpüp okşarken, Cebrail sordu: "Ya Resulallah! Bu saadetli çocuğu sever misin?" Hazret-i Muhammed (s.a.v.) cevap verdi: "Evet, evlatlarım ciğer köşelerimdir." Tesadüfen Hüseyin (a.s.)'ın güzel gerdanında hamaylının ipliğinden bir iz meydana gelmişti. Cebrail ona baktı, kederlenip düşünceye daldı. Hazreti Muhammed (s.a.v.) sordu: "Ey kardeş, bu ipin açtığı izden neden melalin yolunu tuttun, hikmet ne?" Cebrail cevap verdi: "Ya Resulallah! Yakında Kerbela sahrasında bu mazlumun mübarek boynunu o ip izinden ayırıp ona cefa edeceklerdir." 102 101 Şerif Ebu'l Hüseyin Akikî, Ahbar-u Medine 102 Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s. 259-260