HZ. HÜSEYİN (A.S.)’IN ŞEHİT EDİLECEĞİ RESULÜLLAH’A (S.A.V.) HABER VERİLMİŞTİ (4)
Sebebini soranlara, "Cebrail Bana Fırat nehrinin kenarında bulunan Kerbela adlı yerde oğlum Hüseyin'in öleceğinden haber verdi" buyurdu. "Peki, onu kim öldürecektir?" sorusuna, Hz. Muhammed (s.a.v.), "Yezid denen bir şahıs onu öldürecektir. Orada bedeninin defnedildiğini, başının da armağan götürüldüğünü görüyorum. Allah'a and olsun ki! Allah, oğlum Hüseyin'in başını görüp de sevineni, nifaka düçâr eder ve kalbiyle dilini ihtilafa düşürür" buyurdular. Resulüllah (s.a.v.) bu yolculuğundan döndükten sonra üzgün bir hâlde minbere giderek içlerinde Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'ın da bulunduğu bir topluluğa şunları söyledi: "Allah'ım! Ben Senin kulun ve peygamberin Muhammed'im ve bu iki çocuk da Benim temiz itretimden ve neslimin seçilmişlerindendirler. Ey Rabbim! Cebrail Bana oğlum Hüseyin'in yardımcısız kalıp öleceğinden haber verdi. Onun ölümünü Benim için mübarek et, onu şehitlerin efendisi kıl." Orada bulunan halk bu sözleri duyunca ağlamaya başladı. Bunu gören Resulüllah (s.a.v.) onlara: "Ağlıyorsunuz da yardımcı olmuyorsunuz" diye hitapta bulundu ve şöyle devam etti: "Allah'ım! Sen kendin onun velisi ve yardımcısı ol " 100 İmam Ali (a.s.)'dan şöyle nakledilmektedir: "Resulüllah (s.a.v.) bir gün bizleri görmek için eve gelmişti. Hazırladığımız yemeği ve Ümmü Eymen'in bize gönderdiği bir kâse süt ve bir kap hurmayı da yemek için ortaya bıraktık. Resulüllah (s.a.v.) yedi, biz de yedik. Daha sonra ben (yemekten sonra) Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in ellerini yıkadım. 100 Harezmî, Maktel'ül Hüseyn, s. 163
