İMAM HÜSEYİN’İ (A.S.) KISA BİR SÜRE HAPSEDEN YAHUDİ
Hazreti Muhammed (s.a.v.) gazâya gittiği bir gün Hazreti Ali (a.s.) O'na yol arkadaşı olmuştu. Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) çocuk olduklarından onları yanlarına almamışlardı. Evden ayrıldıkları böyle bir gün Hazreti Hüseyin (a.s.) Medine hurmalığında dolaşırken Rık'a oğlu Sâlih adında bir yahudi, fırsat bularak Hüseyin (a.s.)'ı aldı, evinde gizledi. Tam bir gün eve dönmediğini görünce Hüseyin (a.s.)'ın ayrılık ateşi Fatımat'üz-Zehra'nın ciğerini yaktı. Yetmiş defa evinin kapısına çıktıysa da Hüseyin (a.s.)'ı aramaya göndermek için kimseyi bulamadı. Nihayet İmam Hasan (a.s.)'a dedi ki: "Ey ciğer köşem! Hüseyin kayboldu, git onu ara." Hazreti Hasan (a.s.) Medine bağına gelerek, "Ey Ali oğlu Hüseyin! Ey Peygamberin göz bebeği!" diye aramaya başladı.
