İLİM SAHİBİ OLMASI (3)


İtaat edenler Allah'ın zorlaması ile itaat etmezler. Allah kullarını ihmal edip de helake sürüklemez. Bilakis, O, onları mâlik kıldığı şeylere de kâdirdir. Kullar emre uyup itaat ederlerse, Allah onlara engel olmaz, itaatlerini geciktirmez. Şayet günaha karar verirlerse, Allah eğer onlara lutfedip onları niyetlendikleri günahtan alıkoymayı dilerse bunu yapar. Şayet yapmazsa, onları zorla günaha sürüklemiş ve cebren günahı işletmiş olmaz. Bilakis, Allah onları uyardıktan, bilgilendirdikten, aleyhlerine olan kanıtları bütünüyle ortaya koyduktan sonra onları güç sahibi kılmış, onlara imkan vermiş, onları emrettiği şeyleri yapma, yasakladığı şeyleri yapmama serbestisi tanımıştır..." 51 İmam Hüseyin (a.s.) gerçek mânâda âlim olamayanların hâllerini şöyle anlatmıştır: "Sonra siz ey ilimle meşhur olup hayırla anılan, nasihatle tanınıp Allah'ın vesilesi ile gönüllerinde heybetli görünen âlimler topluluğu! (Bilin ki) şerefli insanlar sizden çekinir, zayıflar ise saygı gösterir, kendi düzeyinizde olan ve iyilikte bulunmadığınız kimseler sizi kendilerine tercih ederler. İnsanların ihtiyaçları karşılanmadığı zaman sizin arabuluculuğunuzla karşılanır. Yolda giderken padişahların heybeti ve büyüklerin de izzetiyle yürürsünüz. Acaba bunların hepsi, sizden beklenilen ilahi vazifeyi yerine getirmeniz (hakkı hâkim kılmanız) için değil midir? Ama siz vazifenizin çoğunu yapmıyor ve kusur gösteriyorsunuz. 51 Mevsuat-u Kelimati'l-İmam el-Hüseyin, s. 540-541