HZ. ALİ DÖNEMİNDE DEVLETİN GELİR KAYNAKLARI (3)
malında bulunan Allah'ın hissesi bitene kadar bu şekilde bölüştürmeye devam et. Sonra, Allah'a ait kısımları topla, şayet mal sahibi bu uygulamana razı olmazsa, onun bu isteğini kabul et ve malları, yeniden eskisi gibi bölüştürmeye başla. Bu arada yaşlı, çok yaşlı, cılız ve sakat develeri alma! Malları, bize ulaştırıp Müslümanlara dağıtmamız için, dini açıdan güvenemediğin bir kişiye teslim etme! Hayvanların üzerine iyiliği öğütleyen, şefkatli, güvenilir, koruyucu ve onlara karşı şiddet kullanmayan, hızlı yürütmeyen, yormayan ve bitkin duruma düşürmeyen birisini vekil tayin et. Sonra yanında toplanan malları süratle bize gönder ki, biz de Allah'ın emrettiği şekilde dağıtımını yapalım. Görevlendireceğin kişi, malları senden teslim alırken, ona bir deve ile yavrusunu birbirinden ayırmamasını, yavruya zararı dokunacağından sütünü sağmamasını, onu fazla yük taşımakla yormamasını, bu hususta bütün hayvanlara eşit davranmasını, yorgun düşenleri dinlendirmesini, tırnakları yarılan ve yürümekte zorluk çekenlere yumuşak muamelede bulunmasını öğütle. Ayrıca, gelirken hayvanları suyun bol olduğu bölgelerden geçirmesini, onları otu bol topraklardan ayırarak otsuz arazilere götürmemesini, ara sıra yürümeyi durdurup dinlenme molası vermesini, yeme ve içme ihtiyaçlarını karşılamaları için zaman tanımasını tavsiye et ki, buraya yorgun, bitkin halde değil de, semiz ve sapa sağlam ulaşsınlar. Biz de onları, Allah'ın Kitabı ve Peygamber'in sünneti üzerine yoksul Müslümanlara dağıtalım. Bu şekilde hareket etmen sana büyük ecir ve sevap kazandırır inşaallah."1876 Bazen bir Müslüman evinde biriktirdiği altın ve gümüş cinsinden mallarını beyan etmemek suretiyle vergiden uzak tutabilirdi. Veya vergi vermemek maksadıyla toplu direnişler olabilirdi. Bu durum büyük riskler taşır ve devletin müdahalesini gerektirirdi.1877 1876 Eş-Şerifu'r-Radıyy, Nehcü'l-Belağa, s. 380-382; İbn Ebi'l Hadid, Şerh-u Nechi'l-Belağa, c. 3, s. 651-655; Ebu'l-Hasan Ali el-Hasani en-Nedvi, el-Murtaza, Beyrut 1989, s. 182 1877 Yâkubi, Tarih c. 2, s. 111
