ÇARŞI ESNAFLARININ VE TÜCCARLARIN DENETLENMESİ (3)


develerini sevk ediyordu, ona, `Satın, ancak yemin etmeyin. Zira yemin malı sattırır. Ancak bereketi giderir' dedi. Daha sonra hurma sahipleri geldiler. Hizmetçi bir kadın ağlıyordu. Ona, `Niçin ağlıyorsun?' diye sordu. Kadın, `Bu adam bana bir dirheme hurma sattı. Efendim onu geri çevirdi. Ancak bu satıcı onu geri almayı kabul etmiyor' dedi. Bunun üzerine Hz. Ali, `Hurmanı geri al, dirhemini geri ver' dedi. `Çünkü onun yapacak bir şeyi yok.' Adam onu itti. Ben, `Bu şahsı tanıyor musun?' diye sordum adam, `Hayır' dedi. Ben, `Bu, Mü'minlerin Emiri Ali b. Ebi Tâlib'dir' dedim. Kadın hurmaları, satıcı da dirhemleri geri verdi. Daha sonra satıcı, `Beni affetmeni diliyorum ey Mü'minlerin Emiri' dedi. Hz. Ali, `İnsanlara haklarını verirsen seni affederim' dedi. Sonra da hurma satıcılarının yanlarına uğradı. Onlara, `Ey hurma satıcıları, miskinlere infakta bulunun ki kazancınız artsın' dedi. Sonra bir grup Müslümanla birlikte balık satıcılarının yanlarına gitti. Ve şöyle dedi: `Kendiliğinden ölmüş balıkları bizim pazarımızda satmayın.' Ardından pamuklu kumaşların satıldığı yere gitti."1853 Zazan anlatıyor: "Ali pazarda tek başına yürüyor, yoldan çıkmış insanları uyarıyor, halkı irşad ediyor ve zayıflara yardım ediyordu. Satıcılara ve dükkanlara uğruyor, onlara Kur'an'dan ayetler okuyordu. `İşte ahiret yurdu. Biz onu, yeryüzünde böbürlenmeyen ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz' (Kasas: 83) ayetini okuyor, sonra da, 1853 El-Bidaye ve'n-Nihaye c. 8, s. 390, 391
Scroll to top