ÇARŞI ESNAFLARININ VE TÜCCARLARIN DENETLENMESİ (2)


"Ali b. Ebi Talib ile Kûfe çarşısını kontrol ediyorduk. O, tüccarlara şöyle sesleniyordu: `Ey ticaret erbabı, dürüstçe alıp, dürüstçe verirseniz selamet bulursunuz!' Sonra bir kıssacıya (geçmişteki insanların kahramanlıklarını anlatan kişi) rastladı. Ona iki soru soracağını, bilemediği takdirde kendisini fena halde döveceğini söyledi. O da, `Sorabilirsin ey Mü'minlerin Emiri' dedi. Halife ona, `İmanın bekâsı ve kaybolması ne ile mümkündür?' diye sordu. Kıssacı, `İmanın bekâsı, günah ve suçlardan uzak durmakla, kaybolması da aşırı kâr aramakla gerçekleşir' diye cevap verdi. Bunu duyan Ali o kişiye, `Anlat, ancak senin gibiler anlatabilir' diyerek aldığı cevaptan duyduğu memnuniyetini dile getirdi."1850 Hz. Ali çarşıda dolaşırken esnaf ve tüccarlara Allah'tan korkmalarını, alıcılara iyi muamelede bulunmalarını söyler, kasaplara da eti şişirmemelerini tavsiye ederdi.1851 "Ali b. Ebi Tâlib'i gördüm. Devlet konağından çıktı. Üzerinde ridası ve izarı vardı. İzarı baldırlarına kadar uzanıyordu. Ridasını da onun üzerine bürümüştü. Elinde kırbacı vardı. Çarşıya gitti. Çarşıdakilere Allah'tan korkmalarını ve şer'i şerife uygun alışveriş yapmalarını emrediyordu. Şöyle diyordu: Kileyi ve tartıyı tam yapın. Etli kemiğin iliğini çıkarıp satmayın."1852 "Mescitten çıkmıştım. Arkamdan birinin bağırdığını işittim, `İzarını yukarı tut. Zira bu elbisen için daha temiz, Rabb'ine karşı da daha takvalıdır. Müslüman isen saçından da al (kısalt)' diyordu. Ardından yürüdüm. Üzerinde izarı vardı. Ve ridası ile de örtünmüştü. Elinde kırbaç vardı. Bedeviye benziyordu. `Bu kim?' diye sordum. Bir adam bana, `Buranın yabancısısın galiba' dedi. `Evet, Basralı'yım' dedim. Adam, `Bu, Mü'minlerin Emiri Ali b. Ebi Tâlib'dir' dedi. Sonunda İbn-i Ebi Muayt'ın evine vardı. O, 1850 Veki, Ahbâr s. 196 1851 İbn Sa'd, Tabakat c. 3, s. 18; İbnu'l-Uhuvve, Me'alim s. 99; El Hur b. Cürmüz el Muradi babasından naklediyor 1852 Fedailü's-Sahabe c. 2, s. 788; Ebu Matar anlatıyor.
Scroll to top