MEZALİM MAHKEMELERİ (7)
na sorunca yolculukta vefat ettiğini anlattıklarını, giderken yanında götürdüğü bol miktardaki mal ve para hakkında bilgi istendiğinde, onlardan "bir şey bırakmadı" şeklinde bir cevap aldığını, bu konuda Kûfe Kadısı Şureyh'e dava açıldığını, fakat bu kadının bahsi geçen kişileri yemin ettirerek serbest bıraktığını bildirdi. Ve Halifeden bu haksızlığı gidermesini istedi. Bu durum karşısında Halife, birkaç polisi görevlendirerek şikâyet edilen kişilerin birbiri ile görüştürülmemelerini emretti. Sonra kâtibini yanına aldı. Suçluların birini çağırdı ve şöyle dedi: "Bana bu gencin babası hakkında bilgi ver. Hangi gün sizinle sefere çıktı, nerede kaldınız, yolculuğunuz nasıl geçti, arkadaşınız hangi hastalıktan öldü ve malına ne oldu?" Hz. Ali şöyle devam etti: "Onu kim yıkadı, kim defnetti, namazını kim kıldırdı ve nerede gömüldü?" Halifenin kâtibi bu bilgileri kaydederken Hz. Ali de tekbir getiriyor, onun gerisinde duruşmayı izleyen âlimler ve fakihler de aynı şeyi yapıyordu. Bu esnada diğer suçlular arkadaşlarının suçu kabullenerek kendilerini ele verdiğin zannettiler. Hz. Ali birinci suçluyu yerine gönderdikten sonra sırasıyla ikinci ve üçüncü sanığı da aynı şekilde sorguya çekti. Ve böylece tüm suçluların ifadesini almış oldu. Halife, kâtibi tarafından kaydedilen ifadelerin çelişkili olduğunu gördü. Hz. Ali duruşmanın bu safhasından sonra birinci sanığın tekrar getirilmesini emretti. Ve ona şöyle dedi: "Ey Allah'ın düşmanı, arkadaşlarının sorgulamasından sonra senin inadını ve yalan söylediğini tespit ettim. Bilmiş ol ki, seni cezadan ancak doğru konuşman kurtarabilir." Arkasından da onu hapishaneye gönderdi. Ve tekbir getirdi. Yanında bulunanlar da aynı şeyi yaptılar. Bu durumu uzaktan izleyen diğer sanıklar yine arkadaşlarının kendilerini ele verdiğini zannettiler. Hz. Ali bu sefer sonuncu sanığı çağırdı ve onu tehdit etti. Nihayet bu kişi şu itirafta bulundu: "Ey Mü'minlerin Emiri, yemin ederim ki ben işledikleri suça taraftar değildim." Bu söz üzerine Hz. Ali tüm sanıkları mahkemeye topladı. Ve onlara da
